Site İçi Arama:         Detaylı Arama

 

Üye Girişi


Editörden Haftanın Seçimi


Haftanın Yazarı

SEVGİ SOYSAL

SEVGİ SOYSAL

30 Eylül 1936'da İstanbul'da doğdu. Ankara Kız Lisesi'ni bitirdi. 1956 yılında şair ve çevirmen Özdemir Nutku ile evlendi, birlikte Almanya'ya gittiler. 1958'de Türkiye'ye döndü. Ankara'da Alman Kültür Merkezi ve İrtibat Bürosu'nda ve Ankara Radyosu'nda çalıştı (1960-61). Bu dönemde, toplum karşısında bireyin tedirginliğini öne çıkaran "yeni gerçekçilik" akımından izler taşıyan öykü ve yazıları Dost, Yelken, Ataç, Yeditepe ve Değişim dergilerinde yayımlandı. (1960-64). 1961'de Ankara Meydan Sahnesi'nde Haldun Dormen'in yönettiği "Zafer Madalyası" adlı oyunda tek kadın rolünü oynadı. İlk öykü kitabı Tutkulu Perçem, 1962 yılında yayımlandı. "Zafer Madalyası" oyununda tanıştığı Başar Sabuncu ile evlendi (1965). Aynı yıl TRT'de program uzmanı olarak çalışmaya başladı. 1965-69 yılları arasında Papirüs ve Yeni Dergi'de öyküleri yayımlandı. Teyzesi Rosel'in kişiliğinden yola çıkarak, birbirine bağlı öykülerden oluşan ve filme de alınan Tante Rosa'yı yazdı (1968). Kadın-erkek ilişkisini ve evlilik temasını işlediği ilk romanı Yürümek'le (1970) TRT Sanat ödülleri Yarışma Başarı ödülü'nü kazandı. 12 Mart, Sevgi Soysal'ın hayatı ve yazarlığı üzerinde derin izler bırakan bir dönem oldu. Yürümek, müstehcenlik gerekçesiyle toplatıldı ve Sevgi Soysal, kısa bir tutukluluk ardından TRT'den ayrılmak zorunda kaldı. Anayasa Profesörü Mümtaz Soysal'la, Soysal'ın komünizm propogandası yaptığı gerekçesiyle tutuklu kaldığı Mamak Cezaevi'nde evlendi. Siyasal nedenlerle tekrar tutuklandı ve sekiz ay Yıldırım Bölge'de, iki buçuk ay da sürgüne gönderildiği Adana'da kaldı. Cezaevin'de yazdığı Yenişehir'de Bir Öğle Vakti adlı romanıyla 1974 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazandı. Adana'da sÜrgÜnde bulunan bir kadının başından geçen olaylar etrafında 12 Mart'ı eleştirdiği romanı Şafak, 1975'te yayımlandı. Bu dönemde Ankara Haber Ajansı ve İşçi Kültür Derneği'nin kuruluşunda rol aldı. Politika gazetesinde tefrika edilen cezaevi anıları Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu başlığıyla kitaplaştırıldı (1976). Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 1975 sonbaharında bir göğsü alındı. Hastalık izlenimlerini ve 12 Mart sonrası değişimi anlatan öykülerini topladığı Barış Adlı Çocuk, 1976'da yayımlandı. Eylül 1976'da bir ameliyat daha geçirdi ve tedavi için eşiyle birlikte Londra'ya gitti. Üzerinde çalıştığı son romanı Hoşgeldin Ölüm'ü tamamlayamadan, 22 Kasım 1976'da İstanbul'da öldü. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılar, Bakmak (1977) adlı kitapta toplandı.
Sevgi Soysal'ın kırk yıllık bu kısa yaşamından geriye kalan eserlerinin yeniden yayımlanması, 12 Mart döneminde hapsedilemeyecek yazarlığına hak ettiği değeri vermek olacaktır.


Para Birimi

Fiyatları görmek istediğini para birimini seçiniz :


Canlı Destek

Canlı destekten faydalanmak için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Kolektif Şiddet Siyaseti

Charles Tilly  

Çeviri : Seda Özel  

Yayınevi : PHOENIX YAYINEVİ
Kategori : SİYASET, POLİTİKA

Barkod : 9786055738280
ISBN : 9786055738280

Baskı : 2010 Ankara 1. Baskı
Sayfa Sayısı : 397
Dil : Türkçe
Kapak : Karton
Kağıt : 2. Hamur
Ebat : 13,5 x 19,5 cm
Kolektif Şiddet Siyaseti  

Son yıllarda sıklıkla gündeme gelen linç, futbol holiganlığı, caddelerde meydana gelen şiddet olayları arasında hiçbir benzerlik yok mudur? Bu kitapta, pek çok otoriteye ait literatürün tarihsel kapsam ve yetkisi ışığında, bu olayların kolektif şiddet bağlamındaki ortak nedenleri araştırılıyor. Kolektif şiddetin söz konusu olduğu sosyal etkileşimler, doğrudan doğruya en az iki fail içeren ve kısmen, zarar verici eylemleri gerçekleştiren kişiler arasındaki koordinasyondan kaynaklanan fiziksel zarara yol açar. Tilly, kolektif şiddetin bazı açılardan çetrefilli, değişken ve beklenmedik olduğunu ancak farklı zaman ve mekânların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan benzer sebeplerden ileri geldiğini savunmaktadır. Nedenlerin, bağlantıların ve olay yerlerinin saptanması, bir yandan kolektif şiddet ve varyasyonlarının açıklanmasına yardımcı olurken bir taraftan da şiddetin hafifletilmesi yönünde en geçerli çözüm yollarının belirlenmesine önayak olacaktır.

İnsanlar, iç savaş ve kavgaların alabildiğine yayılmış olduğu bölgelerde dâhi, şiddete başvurmayan yollardan etkileşime girerler. Buna rağmen, şiddet içermeyen etkileşimler şiddete dönüşür, barış içinde yan yana yaşayan insanlar birbirlerini öldürmeye başlar; bazen kovboylar silahlarına sarılır, köylüler sabotaja kalkışır, Ruandalı Hutular gözlerine kestirdikleri düşmanları katleder. Kimler, ne zaman ve nasıl şiddet içermeyen etkileşimlerden şiddet içeren etkileşimler yönüne geçiş yapar? Özellikle, insanlar ne zaman, nasıl ve niçin diğer insanlara zarar vermek için kolektif olarak bir araya gelirler? Kolektif şiddet çok farklı şekillere bürünebildiğine göre bunun toplumsal organizasyonu ve karakterinde belirleyici olan nedir?

Üye Yorumları

Fiyatı: 20.00 TL
İndirimli: 14.00 TL

Adet
Sepete Ekle

Değerlendirme : 0.00 / 5.00


Arkadaşına Öner

Adınız Soyadınız :

E-Posta Adresiniz :

Arkadaşınızın E-Posta Adresi :

Mesajınız :


Birlikte Satın Alınan Ürünler


Phoenix Yayınevi Yayınları
Ekinoks Eğitim Danışmanlık Yayınları
Siyasal Kitabevi Yayınları