Ajda'nın Elmasları

Stok Kodu:
9789759174477
Boyut:
13.50x20.00
Sayfa Sayısı:
266
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
%13 indirimli
12,04
10,47
9789759174477
508154
Ajda'nın Elmasları
Ajda'nın Elmasları
10.47

"Kim yaptı aceba?"

"Ben!" dedi İsmet Gürkan. "Ben yaptım."

Bu sefer gözler ona döndü.

"Ay pek nüktedansınız!" diye Ponpon bir kahkaha koparınca yabancı bakışlar dağıldı.

Eliyle de İsmet Gürkan'ın eline vurmuştu hafifçe.

"İnanmak istemiyorlarsa inanmazlar, "diye düşündü İsmet Gürkan. Kimseyi inandırmak zorunda değildi.

"Şimdi iki iş çıktı başıma! Hem Ajda'nın elmasları, hem de doktoru öldüreni bulmek zorundayım!"

Hop-Çiki-Yaya serisinin demirbaşı Burçak'ın Rio'da yaşamaya başlamasıyla, olayları çözüme kavuşturma görevini Ponpon üstlenmiştir. Ponpon'un yeni taşındığı lüks sitedeki komşusu İsmet Bey, kendi hayatıyla ilgili tuhaf şeyler söylemektedir. Almanya'ya giden Hasan, koluna zengin, saf, meraklı ve Ajda Pekkan hayranı Fraulein Früshstück'ü takıp dönmüştür. Gönül her zamanki merakı ve becerisiyle ekibi olmadık maceralara sürükler.

Espirili ve iğneleyici diyaloglarla bezenmiş Ajda'nın Elmasları, umulmadık yakınlaşmalar, tesadüfen keşfedilen suçlar ve suçlularla ilgili "Başka Türlü Bir Hop-Çiki-Yaya Entrikası".
(Arka Kapak)

Hop-Çiki-Yaya polisiye serisinin son macerasında, kahramanlarımız Ponpon ve Gönül yine tuhaf olayları çözüyor. Ponpon'un yeni taşındığı lüks sitedeki komşusu İsmet Bey hastadır ve çok az ömrü kalmıştır. Üstelik giderayak etrafa zarar veren kişileri "temizlemeyi" kendine iş edinmiştir. Süperstar Ajda Pekkan'ın elmaslarının çalındığını duyan Gönül, onları bulmayı kendine iş edinir. Serinin önceki kitaplarındaki ana karakter Burçak'ın Rio'ya yerleşmesiyle boşalan yeri, ekibe kendini zorla katan saf Alman Fraulein Frühstück doldurmaya çalışmaktadır. Sadece "suç"la savaşmakla kalmayan ekibimiz aynı zamanda toplumun travestilerle ilgili önyargılarıyla, dayaklarla, aşağılanmalarla da savaşmak zorunda kalıyor. Mehmet Murat Somer yine de iğneleyici, neşeli, neredeyse komik üslubunu elden bırakmadan okurlarına "Başka Türlü Bir Hop-Çiki-Yaya Entrikası" sunuyor.

'Superstar'ımız Ajda'nın elmasları çalınırsa, onları bulmaya soyunan da bir dedektif değil, travesti bir 'dedektör' olursa... Hop-Çiki-Yaya entrikalarının mucidi Mehmet Murat Somer'den bu kez 'süper' değil, 'Superstar' bir polisiye: "Ajda'nın Elmasları". 'Normal' polisiye roman okurlarının bu kitaptan uzak durmaları menfaatleri icabıdır. Çünkü bu romanda hiçbir şey 'normal' değil. Bu kitap bir 'dedektif' hikayesi değil, 'dedektör' hikayesi. Aşk, nefret, cinayet, ölüm, seks, gerilim, ihtiras, komedi 32 kısım tekmili birden, hem komik hem heyecanlı bir macera.
(Tanıtım Yazısından)

"Kim yaptı aceba?"

"Ben!" dedi İsmet Gürkan. "Ben yaptım."

Bu sefer gözler ona döndü.

"Ay pek nüktedansınız!" diye Ponpon bir kahkaha koparınca yabancı bakışlar dağıldı.

Eliyle de İsmet Gürkan'ın eline vurmuştu hafifçe.

"İnanmak istemiyorlarsa inanmazlar, "diye düşündü İsmet Gürkan. Kimseyi inandırmak zorunda değildi.

"Şimdi iki iş çıktı başıma! Hem Ajda'nın elmasları, hem de doktoru öldüreni bulmek zorundayım!"

Hop-Çiki-Yaya serisinin demirbaşı Burçak'ın Rio'da yaşamaya başlamasıyla, olayları çözüme kavuşturma görevini Ponpon üstlenmiştir. Ponpon'un yeni taşındığı lüks sitedeki komşusu İsmet Bey, kendi hayatıyla ilgili tuhaf şeyler söylemektedir. Almanya'ya giden Hasan, koluna zengin, saf, meraklı ve Ajda Pekkan hayranı Fraulein Früshstück'ü takıp dönmüştür. Gönül her zamanki merakı ve becerisiyle ekibi olmadık maceralara sürükler.

Espirili ve iğneleyici diyaloglarla bezenmiş Ajda'nın Elmasları, umulmadık yakınlaşmalar, tesadüfen keşfedilen suçlar ve suçlularla ilgili "Başka Türlü Bir Hop-Çiki-Yaya Entrikası".
(Arka Kapak)

Hop-Çiki-Yaya polisiye serisinin son macerasında, kahramanlarımız Ponpon ve Gönül yine tuhaf olayları çözüyor. Ponpon'un yeni taşındığı lüks sitedeki komşusu İsmet Bey hastadır ve çok az ömrü kalmıştır. Üstelik giderayak etrafa zarar veren kişileri "temizlemeyi" kendine iş edinmiştir. Süperstar Ajda Pekkan'ın elmaslarının çalındığını duyan Gönül, onları bulmayı kendine iş edinir. Serinin önceki kitaplarındaki ana karakter Burçak'ın Rio'ya yerleşmesiyle boşalan yeri, ekibe kendini zorla katan saf Alman Fraulein Frühstück doldurmaya çalışmaktadır. Sadece "suç"la savaşmakla kalmayan ekibimiz aynı zamanda toplumun travestilerle ilgili önyargılarıyla, dayaklarla, aşağılanmalarla da savaşmak zorunda kalıyor. Mehmet Murat Somer yine de iğneleyici, neşeli, neredeyse komik üslubunu elden bırakmadan okurlarına "Başka Türlü Bir Hop-Çiki-Yaya Entrikası" sunuyor.

'Superstar'ımız Ajda'nın elmasları çalınırsa, onları bulmaya soyunan da bir dedektif değil, travesti bir 'dedektör' olursa... Hop-Çiki-Yaya entrikalarının mucidi Mehmet Murat Somer'den bu kez 'süper' değil, 'Superstar' bir polisiye: "Ajda'nın Elmasları". 'Normal' polisiye roman okurlarının bu kitaptan uzak durmaları menfaatleri icabıdır. Çünkü bu romanda hiçbir şey 'normal' değil. Bu kitap bir 'dedektif' hikayesi değil, 'dedektör' hikayesi. Aşk, nefret, cinayet, ölüm, seks, gerilim, ihtiras, komedi 32 kısım tekmili birden, hem komik hem heyecanlı bir macera.
(Tanıtım Yazısından)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat