Biz Hiç Modern Olmadık Simetrik Antropoloji Denemesi

Stok Kodu:
9789758686414
Boyut:
13.50x19.50
Sayfa Sayısı:
191
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2021-02
Çeviren:
İnci Uysal
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
Nous N'avons Jamais ete Modernes
%20 indirimli
45,00
36,00
9789758686414
629140
Biz Hiç Modern Olmadık
Biz Hiç Modern Olmadık Simetrik Antropoloji Denemesi
36.00

İnsan denen canlının yerküre üzerindeki serüveni epeydir sürüyor. Modern insanın kırık dökük hikâyesiyse derin bir hayal kırıklığıyla sonuçlanmak üzere. Fransız antropolog Bruno Latour'a kalırsa bu modernlik süreci hiç başlamadı bile. Sanılanın aksine “biz hiç modern olmadık”. Çünkü modern anayasa hep asimetrik kalmıştır, şeyleri temsil etmekle yükümlü bilimsel iktidar ile özneleri temsil etmekle yükümlü siyasal iktidar arasında hep bir ayrım icat etmiş, bu ikisi arasında kurulan ağların gücünü görmezden gelmiştir.

“Modernler hem gerçekliği, hem dili, hem toplumu, hem de varlığı istemekte pekâlâ haklıdırlar. Haksız oldukları nokta onların sonsuza dek çelişkili olduklarını sanmaktır. (…) İtiraf ediyorum ki, sonsuza dek salt dilin içine hapsolmuş ya da toplumsal temsillerin tutsağı olmuş bulunmaktan gına geldi. Bizzat şeylere erişmek istiyorum, şeylerin fenomenlerine değil. Gerçek uzakta değildir, dünya adına seferber olmuş tüm nesnelerde ona erişilebilir.”

Hepimizi çokça meşgul etmiş bir kavram olan ‘modern' ve ona mesafelenerek kurulan pre-modern, anti-modern, post-modern, 20'ye yakın dile çevrilmiş bu simetrik antropoloji denemesinde enine boyuna masaya yatırılıyor. Özneler, nesneler, nesnemsiler, Boyle'un hava pompasından şeyler parlamentosuna.

İnsan denen canlının yerküre üzerindeki serüveni epeydir sürüyor. Modern insanın kırık dökük hikâyesiyse derin bir hayal kırıklığıyla sonuçlanmak üzere. Fransız antropolog Bruno Latour'a kalırsa bu modernlik süreci hiç başlamadı bile. Sanılanın aksine “biz hiç modern olmadık”. Çünkü modern anayasa hep asimetrik kalmıştır, şeyleri temsil etmekle yükümlü bilimsel iktidar ile özneleri temsil etmekle yükümlü siyasal iktidar arasında hep bir ayrım icat etmiş, bu ikisi arasında kurulan ağların gücünü görmezden gelmiştir.

“Modernler hem gerçekliği, hem dili, hem toplumu, hem de varlığı istemekte pekâlâ haklıdırlar. Haksız oldukları nokta onların sonsuza dek çelişkili olduklarını sanmaktır. (…) İtiraf ediyorum ki, sonsuza dek salt dilin içine hapsolmuş ya da toplumsal temsillerin tutsağı olmuş bulunmaktan gına geldi. Bizzat şeylere erişmek istiyorum, şeylerin fenomenlerine değil. Gerçek uzakta değildir, dünya adına seferber olmuş tüm nesnelerde ona erişilebilir.”

Hepimizi çokça meşgul etmiş bir kavram olan ‘modern' ve ona mesafelenerek kurulan pre-modern, anti-modern, post-modern, 20'ye yakın dile çevrilmiş bu simetrik antropoloji denemesinde enine boyuna masaya yatırılıyor. Özneler, nesneler, nesnemsiler, Boyle'un hava pompasından şeyler parlamentosuna.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat