Cevdet'e Mektuplar

Stok Kodu:
3990000099885
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
138
Basım Yeri:
Malatya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2012-05
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
15,00
3990000099885
695411
Cevdet'e Mektuplar
Cevdet'e Mektuplar
15.00

1989 Ankara… Ders çalışıyoruz gece geç saatlere kadar. Masaların üzeri kitap, defter, ders notları, fotokopiler ve daha bir sürü ıvır zıvır dolu. Gece yarısından çok sonra toparlanıp odalarımıza çıkıyoruz. Ertesi gün ders notlarımın arasında açık bir zarf buluyorum. “Mehmet Özdemir” adlı birisinden yazılan bir mektup bu. İçinde ne olduğuna bakayım derken “Canım Kardeşim” diye başlayan ve o meşhur Ankara soğuğunda içimi ısıtan o muhteşem ifade ile mektubun büyüsüne kapılıp bir çırpıda içime çekerek okuyorum… İçim burkuluyor, gözlerim doluyor sonunda.
Birlikte ders çalıştığım arkadaşı bulup mektuptan söz ediyorum. Çok da oralı olmayan arkadaşım “Sende kalabilir” diyor mektup için. Mektup bende kalıyor. Kalıyor ama içimde bir merak; “… Fakat yine şu benim tecrübemdir ki; hayat her yerde ve her şekliyle zor. Önemli olan insanın bu zorluktan birini tercih etmesi ve o mücadeleyi en güzel bir şekilde vermesidir…” diyen ve tam da bana denk düşen bu ifadelerin sahibini arıyorum. Kendisine mektup yazılan Elazığlı arkadaşımın neredeyse bütün arkadaşlarını tanıyorum ama içlerinde Mehmet Özdemir diye biri olmadığını öylesine açık olarak biliyorum ki bu merak beni kemiriyor. Kafamın bir köşesine yazıyorum bunu, Mehmet Özdemir bulunacak diye. Aradan 3-4 yıl kadar geçiyor. Geniş katılımlı bir arkadaş toplantısında sözü evirip çevirerek; “… Arkadaşlar! Şu da benim tecrübemdir ki hayat her yerde ve her şekliyle zor…” ifadesine getirip kalabalığı süzüyorum, kim ne tepki verecek diye. Tam cümle biterken Cevdet Bey'le (Aziz Dostum) göz göze geliyoruz. Kafamdaki soru çözülüyor, artık Mehmet Özdemir'i buluyorum.
Yıllar geçiyor ve dostluğumuz ilerliyor Cevdet beyle; hayata, ölüme, aşka, dosta ve dostluğa dair arayışlarımızı paylaşıyoruz her dem.

1989 Ankara… Ders çalışıyoruz gece geç saatlere kadar. Masaların üzeri kitap, defter, ders notları, fotokopiler ve daha bir sürü ıvır zıvır dolu. Gece yarısından çok sonra toparlanıp odalarımıza çıkıyoruz. Ertesi gün ders notlarımın arasında açık bir zarf buluyorum. “Mehmet Özdemir” adlı birisinden yazılan bir mektup bu. İçinde ne olduğuna bakayım derken “Canım Kardeşim” diye başlayan ve o meşhur Ankara soğuğunda içimi ısıtan o muhteşem ifade ile mektubun büyüsüne kapılıp bir çırpıda içime çekerek okuyorum… İçim burkuluyor, gözlerim doluyor sonunda.
Birlikte ders çalıştığım arkadaşı bulup mektuptan söz ediyorum. Çok da oralı olmayan arkadaşım “Sende kalabilir” diyor mektup için. Mektup bende kalıyor. Kalıyor ama içimde bir merak; “… Fakat yine şu benim tecrübemdir ki; hayat her yerde ve her şekliyle zor. Önemli olan insanın bu zorluktan birini tercih etmesi ve o mücadeleyi en güzel bir şekilde vermesidir…” diyen ve tam da bana denk düşen bu ifadelerin sahibini arıyorum. Kendisine mektup yazılan Elazığlı arkadaşımın neredeyse bütün arkadaşlarını tanıyorum ama içlerinde Mehmet Özdemir diye biri olmadığını öylesine açık olarak biliyorum ki bu merak beni kemiriyor. Kafamın bir köşesine yazıyorum bunu, Mehmet Özdemir bulunacak diye. Aradan 3-4 yıl kadar geçiyor. Geniş katılımlı bir arkadaş toplantısında sözü evirip çevirerek; “… Arkadaşlar! Şu da benim tecrübemdir ki hayat her yerde ve her şekliyle zor…” ifadesine getirip kalabalığı süzüyorum, kim ne tepki verecek diye. Tam cümle biterken Cevdet Bey'le (Aziz Dostum) göz göze geliyoruz. Kafamdaki soru çözülüyor, artık Mehmet Özdemir'i buluyorum.
Yıllar geçiyor ve dostluğumuz ilerliyor Cevdet beyle; hayata, ölüme, aşka, dosta ve dostluğa dair arayışlarımızı paylaşıyoruz her dem.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat