Her Savaş Bir Tanrı Öldürür

Stok Kodu:
9786050904987
Boyut:
19.50x27.00
Sayfa Sayısı:
440
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2012-01
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%15 indirimli
22,22
18,89
9786050904987
587767
Her Savaş Bir Tanrı Öldürür
Her Savaş Bir Tanrı Öldürür
18.89
Bir insanın hayatıyla, bir toplumun tarihini bir araya getiren usta işi bir roman...Güneydoğu'da görev yapan başarılı bir subayın anti-militarizme geçiş hikâyesini anlatan Her Savaş Bir Tanrı Öldürür; aynı zamanda bir oğlun babasıyla hesaplaşmasından, bir erkeğin eski sevdalısından af dileyişinden ve bir insanın kendisine yeniden bir hayat kurma çabasından söz ediyor.Sandalye romanında, bir kaza sonucu "engelli" haline gelen gencin altüst olan hayatına odaklanan Süleyman Akbulut, bu kez bir askerin ölümle, öldürmekle giriştiği hesaplaşmaya tanıklık etmemizi sağlıyor. "‘Neredeyse hepsi on sekiz-yirmi yaşlarında çocuklardı' dedi Yılmaz. ‘Bizimkilerden, onlardan bir dolu çocuk... Hiçbirimiz bir şey yapamadık. Bir dağ başında karşılaşınca yapacak bir şey de kalmıyor zaten; iş işten geçmiş oluyor. Öldürmek zorundasın; ya sen onu, ya da o seni. Anlatsan, vatanın için öldürdün, diye avuturlar seni. Ama gelsinler ve bunu öldürdüğüm yirmi yaşındaki birinin cesedinin yarı açık gözlerine bakan vicdanıma anlatsınlar!'"
Bir insanın hayatıyla, bir toplumun tarihini bir araya getiren usta işi bir roman...Güneydoğu'da görev yapan başarılı bir subayın anti-militarizme geçiş hikâyesini anlatan Her Savaş Bir Tanrı Öldürür; aynı zamanda bir oğlun babasıyla hesaplaşmasından, bir erkeğin eski sevdalısından af dileyişinden ve bir insanın kendisine yeniden bir hayat kurma çabasından söz ediyor.Sandalye romanında, bir kaza sonucu "engelli" haline gelen gencin altüst olan hayatına odaklanan Süleyman Akbulut, bu kez bir askerin ölümle, öldürmekle giriştiği hesaplaşmaya tanıklık etmemizi sağlıyor. "‘Neredeyse hepsi on sekiz-yirmi yaşlarında çocuklardı' dedi Yılmaz. ‘Bizimkilerden, onlardan bir dolu çocuk... Hiçbirimiz bir şey yapamadık. Bir dağ başında karşılaşınca yapacak bir şey de kalmıyor zaten; iş işten geçmiş oluyor. Öldürmek zorundasın; ya sen onu, ya da o seni. Anlatsan, vatanın için öldürdün, diye avuturlar seni. Ama gelsinler ve bunu öldürdüğüm yirmi yaşındaki birinin cesedinin yarı açık gözlerine bakan vicdanıma anlatsınlar!'"
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat