Karatavuk

Stok Kodu:
9789755450957
Boyut:
11.50x19.50
Sayfa Sayısı:
256
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1997-10
Çeviren:
Ece Korkut
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%25 indirimli
48,00
36,00
9789755450957
664848
Karatavuk
Karatavuk
36.00

Anne-Marie Garat 21. yüzyılın romancısı... 1992 yılında Aden adlı romanıyla "Femina" ödülünü alan Anne-Marie Garat, Karatavuk'ta şimdiye kadar anlatı nesnesi olmamış bir alanda keşfe çıkıyor: Sinema montajcısı bir genç kadının zihinsel dünyası. Merle yani "Karatavuk", kendisine görüntü yığını olarak verilen bir dünyayı kesip biçerek bir görüntü heykeline dönüştürüyor. Ama insanın yaşamı, özellikle bir genç kadının varlığı, "gençlik hataları" olarak tanımlanan kazalardan arındırılarak, serüvenin başında kurgulanabilseydi ya da yeniden kurgulanabilseydi... Daha doğrusu nesnel gerçek, tıpkı sinemada olduğu gibi, kurgulanarak öznel gerçeğe dönüştürülebilseydi... "Sinema büyük bir ceset tahnitçisidir, ölü ilaçlayıcısıdır. Ölüleri var eder. Lazarus'u uyandırır." Karatavuk'un dünyasında bir başka katman var: Sinema sanatı. Bir şairin dediği gibi: "Kendini gören ve kendisini gösteren göz." Bu göz, sevilmek ve kendisi olmak isteyen bir genç kadının elini-ayağını bağlayan engelleri görüyor. Ama kim aşacak bu engelleri? Karatavuk işte bu sıfır noktasını anlatıyor. Bir çağdaş kadının zihinsel ve duygusal muhasebesini yapıyor ve bu "muhasebe" giderek bir dramatik sorgulama seansına dönüşüyor. Karatavuk sadece çok yoğun, çok mesajlı bir roman değil, aynı zamanda bir sinema sanatı elkitabı; "Filozof" yönetmenin ve "Estetikçi" montajcının elkitabı. Ölü yaşamı diri yaşama dönüştürme çabası.

Anne-Marie Garat 21. yüzyılın romancısı... 1992 yılında Aden adlı romanıyla "Femina" ödülünü alan Anne-Marie Garat, Karatavuk'ta şimdiye kadar anlatı nesnesi olmamış bir alanda keşfe çıkıyor: Sinema montajcısı bir genç kadının zihinsel dünyası. Merle yani "Karatavuk", kendisine görüntü yığını olarak verilen bir dünyayı kesip biçerek bir görüntü heykeline dönüştürüyor. Ama insanın yaşamı, özellikle bir genç kadının varlığı, "gençlik hataları" olarak tanımlanan kazalardan arındırılarak, serüvenin başında kurgulanabilseydi ya da yeniden kurgulanabilseydi... Daha doğrusu nesnel gerçek, tıpkı sinemada olduğu gibi, kurgulanarak öznel gerçeğe dönüştürülebilseydi... "Sinema büyük bir ceset tahnitçisidir, ölü ilaçlayıcısıdır. Ölüleri var eder. Lazarus'u uyandırır." Karatavuk'un dünyasında bir başka katman var: Sinema sanatı. Bir şairin dediği gibi: "Kendini gören ve kendisini gösteren göz." Bu göz, sevilmek ve kendisi olmak isteyen bir genç kadının elini-ayağını bağlayan engelleri görüyor. Ama kim aşacak bu engelleri? Karatavuk işte bu sıfır noktasını anlatıyor. Bir çağdaş kadının zihinsel ve duygusal muhasebesini yapıyor ve bu "muhasebe" giderek bir dramatik sorgulama seansına dönüşüyor. Karatavuk sadece çok yoğun, çok mesajlı bir roman değil, aynı zamanda bir sinema sanatı elkitabı; "Filozof" yönetmenin ve "Estetikçi" montajcının elkitabı. Ölü yaşamı diri yaşama dönüştürme çabası.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat