Mahşerin Beyaz Atlısı Canlı Tarih 1 FKF, Dev-Genç, THKP-C Anıları

Stok Kodu:
9789944339131
Boyut:
13.50x19.50
Sayfa Sayısı:
326
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2009-12
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%22 indirimli
31,00
24,18
9789944339131
399408
Mahşerin Beyaz Atlısı Canlı Tarih 1
Mahşerin Beyaz Atlısı Canlı Tarih 1 FKF, Dev-Genç, THKP-C Anıları
24.18

"Şoför bölümünde Ulaş, hemen yanında Mahir oturuyordu. Arka koltukta ise ortada ben, sol tarafımda Hüseyin, sağ tarafımda da Hüdai vardı. Arabayla hızla giderken yolun karşı tarafında yardım isteyen insanlar görmüştük. Yaralanmış ve kan içinde yatan insanlar. Ulaş düşünmeden frenlere asıldı. İnsanlara yardım için ilk fırlayan Hüseyin ve arkasından Mahir oldu. Ne var ki karşı yola geçerken hızla geçen arabaların altında kaldıklarında yapacak fazla bir şey kalmamıştı. Hüseyin ölmüş, Mahir yaralanmıştı. Hemen hemen aynı anda Ulaş'a da başka bir araba çarpmış, o da orada can vermişti. Mahir yaralı haliyle ona yetişmiş, Hüdai ile birlikte tam karşıya geçecekken ara boşluğa düşüp ölmüşlerdi. Bütün bunlar göz açıp kapayıncaya kadar olup bitmiş ve ben yolun ortasında kalakalmıştım." Geçmişte hayatımızı hiçe saymamız, yukarıda çarpıcı biçimde sunduğum fantastik benzetmede olduğu gibi sırf insani nedenlerle ve kendimizi düşünmeksizin ortaya koyduğumuz delice cesaret, sonsuz güven ve bağlılık duygusuyla birlikte yaşanmıştır. İşte ülkeyi yönetenler sadece haklı olmamıza değil, aynı zamanda bunu ortaya koymamızdaki samimiyetimize de düşmandır. Bu açıdan viyadük üzerinde hayatını kaybeden beyanla bizim yaşadıklarımızın ortak noktası aynıdır. İnsan olabilmek...

"Şoför bölümünde Ulaş, hemen yanında Mahir oturuyordu. Arka koltukta ise ortada ben, sol tarafımda Hüseyin, sağ tarafımda da Hüdai vardı. Arabayla hızla giderken yolun karşı tarafında yardım isteyen insanlar görmüştük. Yaralanmış ve kan içinde yatan insanlar. Ulaş düşünmeden frenlere asıldı. İnsanlara yardım için ilk fırlayan Hüseyin ve arkasından Mahir oldu. Ne var ki karşı yola geçerken hızla geçen arabaların altında kaldıklarında yapacak fazla bir şey kalmamıştı. Hüseyin ölmüş, Mahir yaralanmıştı. Hemen hemen aynı anda Ulaş'a da başka bir araba çarpmış, o da orada can vermişti. Mahir yaralı haliyle ona yetişmiş, Hüdai ile birlikte tam karşıya geçecekken ara boşluğa düşüp ölmüşlerdi. Bütün bunlar göz açıp kapayıncaya kadar olup bitmiş ve ben yolun ortasında kalakalmıştım." Geçmişte hayatımızı hiçe saymamız, yukarıda çarpıcı biçimde sunduğum fantastik benzetmede olduğu gibi sırf insani nedenlerle ve kendimizi düşünmeksizin ortaya koyduğumuz delice cesaret, sonsuz güven ve bağlılık duygusuyla birlikte yaşanmıştır. İşte ülkeyi yönetenler sadece haklı olmamıza değil, aynı zamanda bunu ortaya koymamızdaki samimiyetimize de düşmandır. Bu açıdan viyadük üzerinde hayatını kaybeden beyanla bizim yaşadıklarımızın ortak noktası aynıdır. İnsan olabilmek...

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat