Kelebeklerin Göçü

Stok Kodu:
9786056746352
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
277
Basım Yeri:
Kayseri
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2017-10
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
%22 indirimli
45,00
35,10
9786056746352
629018
Kelebeklerin Göçü
Kelebeklerin Göçü
35.10

Mezarın başında, anne dediğim mezar taşıyla dertleşiyordum;

“Tuhaf bir hafta geçirdim. İnan ömrüm boyunca karşılaşmadığım bir sürü acayip hadise, birbiri ardına geldi. Alsında buraya birkaç gün sonra gelecektim, ama planlarda umulmadık bir değişiklik oldu. Bizim projede çalışan birisi vardı, adı Tayfun. İntihar etmiş. Neden böyle bir şey yaptığını bilmiyorum. İşte tuhaflık da bunun yüzünden oldu. Bana gelip abuk sabuk bir şeylerden bahsetti. Pek kafama takmadım. Müfit Hoca ile ilgili delice düşünceleri vardı sanıyorum. Kendisini öldürmek isteyenlerin olduğunu düşünüyormuş. Aslına bakarsan anne, ben de pirelenmiyorum değil hani.”
Korkuyordum.

Dünya ülkelerinin silahlanmaya ayırdığı bütçelerin büyüklüğü hakkında bir fikriniz var mı?
Siz bu satırları okurken bile, silah üreticileri hızla depolarını doldurmakla kalmıyor, silah baronları mevduat hesaplarına her saniye milyonlarca dolar ekliyor.

Üretilen bunca yüksek teknolojili savaş aletlerine ne oluyor?
Bir müzede sergilenmediği çok açık…
Sonuçta üretilen her şey, satılması muhtemel ticari bir malzemedir!
Ülkeler, bu ölüm oyuncaklarına çılgınlar gibi para harcıyorlar. Yoksulluk çeken halklarına, ölümcül bir özgürlük vaat ediyorlar.

Herkes sinsi bir paranoyanın pençesinde!
Ve terapistleri, Silah Üreticileri!
“Elimde kanıt yok ama Oğuz'un intihar etmiş olabileceğine ihtimal vermiyorum. Yükseklik korkusu yüzünden uçağa bile binemeyen birisi, bir otelin on beşinci katına çıkıp, kendini balkondan aşağıya bırakmaz.”

Korkuyordum.

Mezarın başında, anne dediğim mezar taşıyla dertleşiyordum;

“Tuhaf bir hafta geçirdim. İnan ömrüm boyunca karşılaşmadığım bir sürü acayip hadise, birbiri ardına geldi. Alsında buraya birkaç gün sonra gelecektim, ama planlarda umulmadık bir değişiklik oldu. Bizim projede çalışan birisi vardı, adı Tayfun. İntihar etmiş. Neden böyle bir şey yaptığını bilmiyorum. İşte tuhaflık da bunun yüzünden oldu. Bana gelip abuk sabuk bir şeylerden bahsetti. Pek kafama takmadım. Müfit Hoca ile ilgili delice düşünceleri vardı sanıyorum. Kendisini öldürmek isteyenlerin olduğunu düşünüyormuş. Aslına bakarsan anne, ben de pirelenmiyorum değil hani.”
Korkuyordum.

Dünya ülkelerinin silahlanmaya ayırdığı bütçelerin büyüklüğü hakkında bir fikriniz var mı?
Siz bu satırları okurken bile, silah üreticileri hızla depolarını doldurmakla kalmıyor, silah baronları mevduat hesaplarına her saniye milyonlarca dolar ekliyor.

Üretilen bunca yüksek teknolojili savaş aletlerine ne oluyor?
Bir müzede sergilenmediği çok açık…
Sonuçta üretilen her şey, satılması muhtemel ticari bir malzemedir!
Ülkeler, bu ölüm oyuncaklarına çılgınlar gibi para harcıyorlar. Yoksulluk çeken halklarına, ölümcül bir özgürlük vaat ediyorlar.

Herkes sinsi bir paranoyanın pençesinde!
Ve terapistleri, Silah Üreticileri!
“Elimde kanıt yok ama Oğuz'un intihar etmiş olabileceğine ihtimal vermiyorum. Yükseklik korkusu yüzünden uçağa bile binemeyen birisi, bir otelin on beşinci katına çıkıp, kendini balkondan aşağıya bırakmaz.”

Korkuyordum.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat