Tasavvuf Tarihinde Nazari İrfan Geleneği Tarih, Teori ve Problemler

Stok Kodu:
9786057570147
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
310
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2018-12
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%22 indirimli
58,00
45,24
9786057570147
391868
Tasavvuf Tarihinde Nazari İrfan Geleneği
Tasavvuf Tarihinde Nazari İrfan Geleneği Tarih, Teori ve Problemler
45.24

Nazarî İrfan, farklı tasavvuf teorileri, kendisine özgü bir terminoloji ve kavram alanı oluşturmaktadır. Bu alan bir yandan Vahdet-i vücûd ve işrâk felsefesi gibi kanallarla şekillenmiş, diğer yandan Gazzâlî ve Ebû Medyen gibi doğrudan Ehl-i Sünnet paradigması içerisinde kendisine entelektüel bir tasavvufî çevre edinmiştir. Şiî irfanı ise tasavvuf geleneğindeki önemli şahsiyetleri kendisine referans alarak Feyz-i Kâşânî, Mir Damad ve Tabâtabaî gibi şahsiyetlerle tasavvufun ve hikmetin kapısını aralamak istemiştir.

Bu resimde nazarî irfana derinlik katan mutasavvıflardan bazısı hemen aklımıza gelir: Bâyezîd-i Bistâmî, Cüneyd-i Bağdâdî ve Hakîm et-Tirmizî…Ma‘rûf-i Kerhî, Hâris el-Muhâsibî, Zünnûn el-Mısrî ve Hallâc-ı Mansûr… Kelâbâzî, Herevî, Gazzâlî, Aynülkudât el-Hemedânî, Sühreverdî-i Maktûl… İbnü'l-Fârız, Ferîdüdîn-i Attâr, Mevlânâ, İbnü'l-Arabî ve Molla Sadrâ…

Bu çalışma, İslâm düşüncesinin pek çok konuda tohumunun atıldığı ve mayalandığı ya da reddedildiği bilgi sistemlerinin üzerinde yapılmış kuşbakışı bir seyrüseferin ifadesidir. Bu seyrüsefere, Nefes-i Rahmânî, A‘yân-ı Sâbite, Kenz-i Mahfî ve Hakîkat-i Muhammediyye mutlaka eşlik etmelidir. Bu yolculuk geniş bir tasavvufî ve irfanî coğrafyanın varlığını kulağımıza fısıldar. Gazzâlî'nin ve İbnü'l-Arabî'nin soluğu, Bicâye'ye, Almeria'ya ve Sevilla'ya sinmiştir. Aynı soluk, Şam'da, Bağdat'ta, Zebid'te, Konya'da ve Şiraz'da farklı tonlarda da olsa karşımıza çıkar.

Nazarî İrfan, farklı tasavvuf teorileri, kendisine özgü bir terminoloji ve kavram alanı oluşturmaktadır. Bu alan bir yandan Vahdet-i vücûd ve işrâk felsefesi gibi kanallarla şekillenmiş, diğer yandan Gazzâlî ve Ebû Medyen gibi doğrudan Ehl-i Sünnet paradigması içerisinde kendisine entelektüel bir tasavvufî çevre edinmiştir. Şiî irfanı ise tasavvuf geleneğindeki önemli şahsiyetleri kendisine referans alarak Feyz-i Kâşânî, Mir Damad ve Tabâtabaî gibi şahsiyetlerle tasavvufun ve hikmetin kapısını aralamak istemiştir.

Bu resimde nazarî irfana derinlik katan mutasavvıflardan bazısı hemen aklımıza gelir: Bâyezîd-i Bistâmî, Cüneyd-i Bağdâdî ve Hakîm et-Tirmizî…Ma‘rûf-i Kerhî, Hâris el-Muhâsibî, Zünnûn el-Mısrî ve Hallâc-ı Mansûr… Kelâbâzî, Herevî, Gazzâlî, Aynülkudât el-Hemedânî, Sühreverdî-i Maktûl… İbnü'l-Fârız, Ferîdüdîn-i Attâr, Mevlânâ, İbnü'l-Arabî ve Molla Sadrâ…

Bu çalışma, İslâm düşüncesinin pek çok konuda tohumunun atıldığı ve mayalandığı ya da reddedildiği bilgi sistemlerinin üzerinde yapılmış kuşbakışı bir seyrüseferin ifadesidir. Bu seyrüsefere, Nefes-i Rahmânî, A‘yân-ı Sâbite, Kenz-i Mahfî ve Hakîkat-i Muhammediyye mutlaka eşlik etmelidir. Bu yolculuk geniş bir tasavvufî ve irfanî coğrafyanın varlığını kulağımıza fısıldar. Gazzâlî'nin ve İbnü'l-Arabî'nin soluğu, Bicâye'ye, Almeria'ya ve Sevilla'ya sinmiştir. Aynı soluk, Şam'da, Bağdat'ta, Zebid'te, Konya'da ve Şiraz'da farklı tonlarda da olsa karşımıza çıkar.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat