1980'lerden 2000'lere Siyasal Kürt Kadının İnşası

Stok Kodu:
9789753447089
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
252
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2015-10
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
40,00
32,00
9789753447089
602224
1980'lerden 2000'lere Siyasal Kürt Kadının İnşası
1980'lerden 2000'lere Siyasal Kürt Kadının İnşası
32.00

“Gerilla dedikleri de çocuğumuzdur. Benim çocuğum dağa çıkmadı ama onlar da benim çocuğum. Benim bu gözyaşlarım için çıktılar o apansız dağlara, bu zulme karşı çıktılar, aç susuz.

Babamı vurduklarında ateşkesti. Devlet kirli işlerini PKK üstüne yıkıyordu. Her zulmün sebebi olarak PKK'yi gösteriyordu. Bizim evi yakanlar ile babamı yakarak öldürenin PKK olduğunu söylediler. Biz gerçeği biliyoruz. Kimin öldürdüğünü yaptığını biliyoruz. Bugün bu aşikar. Hem öldürüyorlar hem de…

Babamın cenazesine yaklaştırmadılar bizi. Bir yere gömdüğünü söylüyorlar ama neresi olduğunu biz de bilmiyoruz. Mahkememiz devam ediyor. Babamı öldürdüler, ömür boyu da bizi bu acıyla baş başa bıraktılar. Bizi de her gün o ateşte yaktılar.” (Meltem)

Kitap, bir tarafta yerinden edilmeyle kendini İstanbul'da bulan kadınların kendi sesinden kendi hikayelerine odaklanıyor, diğer tarafta 1980'lerden başlayarak “Özgür Kadın” tarihinde konuşulmamış, araştırılmamış alana yöneliyor ve kadının siyasallaşmasına odaklanıyor.

Günlük yaşamımızda kanıksadığımız ve siyasi görüşlerimiz ile kimliğimiz doğrultusunda içinde yer aldığımız kutuplaşma yüzünden, yaşantımıza yabancı olan durumları anlamaya yanaşmıyoruz. Anlamaktansa yargılama alışkanlığındayız. İşte bu çalışmanın değeri, köy boşaltmalarının tetiklediği zincirleme etkileşimle hayatları dönüşen sıradan, “sahici” insanları anlatmasında. Melike Gül Demir'in araştırma bulguları, “savaşın ve ölümün yaşanmadığı bir Türkiye özlemine kadının özgürleşeceği bir dünyanın hayali eşlik etti” diyor. Umarım anlamak, barışa giden yolu kısaltır.

- Emine Onaran İncirlioğlu

“Gerilla dedikleri de çocuğumuzdur. Benim çocuğum dağa çıkmadı ama onlar da benim çocuğum. Benim bu gözyaşlarım için çıktılar o apansız dağlara, bu zulme karşı çıktılar, aç susuz.

Babamı vurduklarında ateşkesti. Devlet kirli işlerini PKK üstüne yıkıyordu. Her zulmün sebebi olarak PKK'yi gösteriyordu. Bizim evi yakanlar ile babamı yakarak öldürenin PKK olduğunu söylediler. Biz gerçeği biliyoruz. Kimin öldürdüğünü yaptığını biliyoruz. Bugün bu aşikar. Hem öldürüyorlar hem de…

Babamın cenazesine yaklaştırmadılar bizi. Bir yere gömdüğünü söylüyorlar ama neresi olduğunu biz de bilmiyoruz. Mahkememiz devam ediyor. Babamı öldürdüler, ömür boyu da bizi bu acıyla baş başa bıraktılar. Bizi de her gün o ateşte yaktılar.” (Meltem)

Kitap, bir tarafta yerinden edilmeyle kendini İstanbul'da bulan kadınların kendi sesinden kendi hikayelerine odaklanıyor, diğer tarafta 1980'lerden başlayarak “Özgür Kadın” tarihinde konuşulmamış, araştırılmamış alana yöneliyor ve kadının siyasallaşmasına odaklanıyor.

Günlük yaşamımızda kanıksadığımız ve siyasi görüşlerimiz ile kimliğimiz doğrultusunda içinde yer aldığımız kutuplaşma yüzünden, yaşantımıza yabancı olan durumları anlamaya yanaşmıyoruz. Anlamaktansa yargılama alışkanlığındayız. İşte bu çalışmanın değeri, köy boşaltmalarının tetiklediği zincirleme etkileşimle hayatları dönüşen sıradan, “sahici” insanları anlatmasında. Melike Gül Demir'in araştırma bulguları, “savaşın ve ölümün yaşanmadığı bir Türkiye özlemine kadının özgürleşeceği bir dünyanın hayali eşlik etti” diyor. Umarım anlamak, barışa giden yolu kısaltır.

- Emine Onaran İncirlioğlu

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat