Zizek Versus Kapitalizm: Alman İdealizminden Psikanalize İdeoloji Teorisi

Stok Kodu:
9786257002288
Boyut:
16.00x24.00
Sayfa Sayısı:
310
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2020-09
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
97,02
77,62
9786257002288
672465
Zizek Versus Kapitalizm: Alman İdealizminden Psikanalize İdeoloji Teorisi
Zizek Versus Kapitalizm: Alman İdealizminden Psikanalize İdeoloji Teorisi
77.62

Çağcıl post-modern günlerde, büyük davaların hali pek de iç açıcı değildir. İdeoloji sahnesine tam teçhizat kuşandıkları zırhlarıyla çıkarak hegemonya mücadelesine girişmiş olan taraflar arasında her şeye rağmen bir konsensüs bulunmaktadır: Büyük davalar devri kapanmış, küresel kurtuluşçu projelerin zorlayıcı yükümlülükleri yerini, özel direniş ve müdahale biçimlerine bırakmıştır. Sözlerimiz, evrensel kurtuluş mücadelesinin "ütopik" yazgısına bağlı olanlarının hakikatidir. Ümitsiz davaların savunulmasının amacı, totaliter geçmişi olumlamak değil, indirgemeci/düzleyici kapitalizm ve onun politik uzamı olan neo-liberalizmin bizatihi kendisini "ideolojik" sorunsal haline getirmektir. Mevcut ideolojik paradigma ve hakim liberal söylemin, eşitsizlik vahşetinin tek nedeni olarak yaşantılandığı toplumlarımızda, işkencenin hala kamusal bir seyirlik ve acıya katlanılması halinde esir düşmüş düşmanın gerçek değerinin sınandığı şerefli yollardan biri olarak kabul edildiği geç Orta Çağ'ı işaretlediğinin farkında mıyız? Gerçekten de bu türden ilkel bir kabulleniş etiğine ihtiyacımız var mıdır? Atılması gereken radikal adım, mevcut narsisist atalet katatonisini zorunlu olan tüm şiddetle geride bırakmak ve kaçınılmaz felaket riskini de içine alacak biçimde, "başka bir dünya mümkün"ü edimselleştirmektir. Gerçek anlamda edim, yalnızca verili bir arka planda işlemeyip, bu arka planın koordinatlarını bozan bir müdahaledir. Elinizdeki kitap bu inanca adanmış teorik bir çabadan başka bir şey değildir. Kapitalizm, anlamı bozan ilk sosyo-iktisadi (ideoloji) yapıdır ve başka bir dünya mümkündür.

Çağcıl post-modern günlerde, büyük davaların hali pek de iç açıcı değildir. İdeoloji sahnesine tam teçhizat kuşandıkları zırhlarıyla çıkarak hegemonya mücadelesine girişmiş olan taraflar arasında her şeye rağmen bir konsensüs bulunmaktadır: Büyük davalar devri kapanmış, küresel kurtuluşçu projelerin zorlayıcı yükümlülükleri yerini, özel direniş ve müdahale biçimlerine bırakmıştır. Sözlerimiz, evrensel kurtuluş mücadelesinin "ütopik" yazgısına bağlı olanlarının hakikatidir. Ümitsiz davaların savunulmasının amacı, totaliter geçmişi olumlamak değil, indirgemeci/düzleyici kapitalizm ve onun politik uzamı olan neo-liberalizmin bizatihi kendisini "ideolojik" sorunsal haline getirmektir. Mevcut ideolojik paradigma ve hakim liberal söylemin, eşitsizlik vahşetinin tek nedeni olarak yaşantılandığı toplumlarımızda, işkencenin hala kamusal bir seyirlik ve acıya katlanılması halinde esir düşmüş düşmanın gerçek değerinin sınandığı şerefli yollardan biri olarak kabul edildiği geç Orta Çağ'ı işaretlediğinin farkında mıyız? Gerçekten de bu türden ilkel bir kabulleniş etiğine ihtiyacımız var mıdır? Atılması gereken radikal adım, mevcut narsisist atalet katatonisini zorunlu olan tüm şiddetle geride bırakmak ve kaçınılmaz felaket riskini de içine alacak biçimde, "başka bir dünya mümkün"ü edimselleştirmektir. Gerçek anlamda edim, yalnızca verili bir arka planda işlemeyip, bu arka planın koordinatlarını bozan bir müdahaledir. Elinizdeki kitap bu inanca adanmış teorik bir çabadan başka bir şey değildir. Kapitalizm, anlamı bozan ilk sosyo-iktisadi (ideoloji) yapıdır ve başka bir dünya mümkündür.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat