Tayfun Özkaya Kitaplığı Seti-4 Kitap Takım

Stok Kodu:
2789788619069
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
532
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2020
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
%20 indirimli
120,00
96,00
2789788619069
694106
Tayfun Özkaya Kitaplığı Seti-4 Kitap Takım
Tayfun Özkaya Kitaplığı Seti-4 Kitap Takım
96.00

Tayfun Özkaya Kitaplığı Seti

Yeni İnsan Yayınevi olarak okurlarımıza, yazarımız Tayfun Özkaya'nın yazarlığını ve editörlüğünü yaptığı eserlerin bir derlemesi olarak “Tayfun Özkaya Kitaplığını” sunuyoruz.

Tayfun Özkaya Kitaplığında yazarın dört eseri bulunmakta. 2019 yılında yayınladığımız “Başka Bir Köylülük Mümkün” kitabı ile kısa süre önce ikinci baskılarını yayınladığımız “Başka Bir Teknoloji Mümkün”, “Başka Bir Hayvancılık Mümkün” ve “Nasıl Bir Organik Tarım?” kitaplarını bu sette bir araya getiriyoruz. Tayfun Özkaya'nın her eserinin konusunda ilham verici olması insanları harekete geçiren nokta oluyor. “Başka bir okuma mümkün” diyen herkesi Tayfun Özkaya Kitaplığını okumaya bekliyoruz.

Başka Bir Köylülük Mümkün

Tarım Ekonomisi Derneği, başkanı Tayfun Özkaya öncülüğünde önemli bir çalıştay gerçekleştirdi. İzmir'de yapılan bu buluşmada temel bazı sorular masaya yatırıldı ve tartışıldı. İlk çıkış noktası, köylü nüfusunu %5'in altına düşürmeye çalışan, bunu kendine görev edinmiş neoliberal politikacıların tezlerini enine boyuna konuşmak oldu. Acaba kırsal alandaki dertlerimizin çözümü, gerçekten bu nüfus politikası mıdır? Köylülüğün rolüne geleneksel ve modern perspektiflerden bakmak zorunda mıyız? Başka yollar, alternatifiler yok mu? Sürdürülebilir, onarıcı ve dayanıklı bir köylülük, hangi kırsal politikalar ile mümkün? Ekolojik hassasiyetleri olan, biyoçeşitliliği önemseyen, insanlığın doğaya verdiği tahribatı durdurmak hatta tersine çevirmek isteyen köylüler ile nasıl etkileşim kurulabilir? Kentteki benzer duyarlılıkları taşıyan kitlelerle, kır arasında nasıl bağlar kurulabilir? Son olarak kimseye muhtaç olmadan, haysiyetli ve insana yakışır bir kırsal hayatı kurmak isteyenler neler yapabilir? Çalıştay, bu sorular ile başladı. Değerli katılımcıların katkıları eklendikçe, yeni açılımlar ve katkılar müthiş bir renklilik katkı. Sonunda çok daha geniş kitlelere uluşmak ümidiyle elinizdeki kitap ortaya çıktı. Umuyoruz ki ülkemiz kadar dünyanın çeşitli coğrafyalarındaki kent ya da kırda yaşayan, konuya ilgi duyan yurttaşlar yeni katkılarla bu tartışmayı büyütür ve ülkelerinin gündemine taşırlar. Emin olun, bu tartışma ve alternatif uygulamalar, hepimiz için hayati bir öneme sahiptir.

Başka Bir Teknoloji Mümkün

Alternatif Teknoloji Hareketi, Avrupa'da ilk sözlerini söylediğinde, şaşkınlık ve inkarla karşılandı. Kıtanın çeşitli köşelerine dağılmış dar bir çevre, ana akım teknolojinin ürettiği tehlikeleri anlatıyordu. Şaşkınlık ve inkar yerini sağduyuya bıraktığında, hareketin yaptığı eleştirilerinin süreç içinde ne kadar yerinde olduğu ortaya çıktı. Türkiyemiz pek çok konuda çağın gerisinde kalsa da, iş teknolojiye geldiğinde durum değişiyor. Genel eğilim teknolojinin bütün sorunlarımızı çözeceğine dair bir inanç oluyor. Peki bu doğru mu? Tayfun Özkaya editörlüğünde, A'dan Z'ye teknoloji kavramı ve günlük hayattaki çeşitli kullanımlarımız üzerine düşünceleriyle öne çıkan yazarlar, meseleye eleştirel ve bir o kadar da yapıcı ve yaratıcı önerilerle yaklaşıyorlar.

Başka Bir Hayvancılık Mümkün

Çevreye ve insana dost hayvancılığın yerini endüstriyel hayvancılık alıyor. Binlerce hayvanın daracık yerlere tıkıştırıldığı, kesif yemlerle beslendiği, mutsuz hayvan kalabalıkları dünyanın her yanına yayılıyor. Bu hayvanların dışkıları ve idrarları, gübre/tezek olmanın yerine heba ediliyor. Hastalıklara karşı sürekli antibiyotik veriliyor. Yem ihtiyaçları da yoğun yemlerle karşılandığı için, tarlalarda ekilen azot bağlayıcılar ekilmiyor ve meralara önem verilmiyor, yağmalanıyor. Bu sorunlar sıralamakla bitmiyor. Bütün bu olumsuzlukların insan sağlığı üzerine etkileri de bir o kadar karanlık bir tablo çiziyor. Damar tıkanıklığına bağlı kalp-damar hastalıkları ve buna bağlı inme ve kalp krizi, parkinson, alzheimer, kanser, şeker hastalığı gibi kronik hastalıklar büyük oranda beslenmeye bağlı olarak gelişiyor. Bir yandan endüstriyel hayvancılık için harcanan milyarlar, öte yandan bunun sonucu ortaya çıkan hastalıklarla mücadele etmek, kirlenen yeraltı sularını temizlemek için harcanan milyarlar, yine bizim cebimizden çıkıyor. Bu kadar para harcanmasına karşın, endüstriyel hayvancılıktan elde edilen et ve sütün kalitesi, özgür gezen ineklerin, özgür gezen tavukların etinin, sütünün ve yumurtasının kalitesinin yanına yaklaşamıyor. Tablo bu kadar berrak ve epeyce bir kişi ve uzman bu durumun farkındayken, sorun ne? Endüstriyel hayvancılığa mahkûm muyuz? Başka yolu, yordamı var mı? İşte elinizdeki kitap bu sorulara cevap arıyor.

Nasıl Bir Organik Tarım ?

Nasıl bir organik tarım istiyoruz ? Organik tarıma tamamıyla geçiş üzerine düşünürken, önümüze organik olduğu ileri sürülen, oysa düpedüz endrüstriyel olan bir tarımsal üretim şekli çıktı. Bu aşamada durup düşünmek ve tartışmak gerekiyor; nasıl bir organik tarım istiyoruz? Her birimizi yakından ilgilendiren, sağlığımızı ve geleceğimizi etkileyen tarım yöntemleri üzerine daha çok yoğunlaşmalı ve kamuoyu oluşturmalıyız. Bu düşünceden yola çıkan bir grup bilim insanı, küçük çiftçi, kooperatifçi, sendikacı ve meraklı 16 Mayıs 2011'de Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde bir çalıştay düzenledi. Bu kitapta Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu, Boğaziçi Üniversitesi Tüketim Kooperatifi, Başka Bir Gıda Mümkün Girişimi, Kibele Ekolojik Yaşam Kooperatifi, Marmariç Ekolojik Yaşam Derneği deneyimlerini paylaştı, nasıl sorusunun yanıtlarını aradı. “Katılımcı sertifikasyon”, “bilge köylü tarımı”, “topluluk destekli tarım”, “ev yapımı ilaçlar” gibi seçenekler enine boyuna konuşuldu. Elinizdeki kitap, bu tartışmaları Türkiye geneline yaymak için tasarlandı.

Tayfun Özkaya Kitaplığı Seti

Yeni İnsan Yayınevi olarak okurlarımıza, yazarımız Tayfun Özkaya'nın yazarlığını ve editörlüğünü yaptığı eserlerin bir derlemesi olarak “Tayfun Özkaya Kitaplığını” sunuyoruz.

Tayfun Özkaya Kitaplığında yazarın dört eseri bulunmakta. 2019 yılında yayınladığımız “Başka Bir Köylülük Mümkün” kitabı ile kısa süre önce ikinci baskılarını yayınladığımız “Başka Bir Teknoloji Mümkün”, “Başka Bir Hayvancılık Mümkün” ve “Nasıl Bir Organik Tarım?” kitaplarını bu sette bir araya getiriyoruz. Tayfun Özkaya'nın her eserinin konusunda ilham verici olması insanları harekete geçiren nokta oluyor. “Başka bir okuma mümkün” diyen herkesi Tayfun Özkaya Kitaplığını okumaya bekliyoruz.

Başka Bir Köylülük Mümkün

Tarım Ekonomisi Derneği, başkanı Tayfun Özkaya öncülüğünde önemli bir çalıştay gerçekleştirdi. İzmir'de yapılan bu buluşmada temel bazı sorular masaya yatırıldı ve tartışıldı. İlk çıkış noktası, köylü nüfusunu %5'in altına düşürmeye çalışan, bunu kendine görev edinmiş neoliberal politikacıların tezlerini enine boyuna konuşmak oldu. Acaba kırsal alandaki dertlerimizin çözümü, gerçekten bu nüfus politikası mıdır? Köylülüğün rolüne geleneksel ve modern perspektiflerden bakmak zorunda mıyız? Başka yollar, alternatifiler yok mu? Sürdürülebilir, onarıcı ve dayanıklı bir köylülük, hangi kırsal politikalar ile mümkün? Ekolojik hassasiyetleri olan, biyoçeşitliliği önemseyen, insanlığın doğaya verdiği tahribatı durdurmak hatta tersine çevirmek isteyen köylüler ile nasıl etkileşim kurulabilir? Kentteki benzer duyarlılıkları taşıyan kitlelerle, kır arasında nasıl bağlar kurulabilir? Son olarak kimseye muhtaç olmadan, haysiyetli ve insana yakışır bir kırsal hayatı kurmak isteyenler neler yapabilir? Çalıştay, bu sorular ile başladı. Değerli katılımcıların katkıları eklendikçe, yeni açılımlar ve katkılar müthiş bir renklilik katkı. Sonunda çok daha geniş kitlelere uluşmak ümidiyle elinizdeki kitap ortaya çıktı. Umuyoruz ki ülkemiz kadar dünyanın çeşitli coğrafyalarındaki kent ya da kırda yaşayan, konuya ilgi duyan yurttaşlar yeni katkılarla bu tartışmayı büyütür ve ülkelerinin gündemine taşırlar. Emin olun, bu tartışma ve alternatif uygulamalar, hepimiz için hayati bir öneme sahiptir.

Başka Bir Teknoloji Mümkün

Alternatif Teknoloji Hareketi, Avrupa'da ilk sözlerini söylediğinde, şaşkınlık ve inkarla karşılandı. Kıtanın çeşitli köşelerine dağılmış dar bir çevre, ana akım teknolojinin ürettiği tehlikeleri anlatıyordu. Şaşkınlık ve inkar yerini sağduyuya bıraktığında, hareketin yaptığı eleştirilerinin süreç içinde ne kadar yerinde olduğu ortaya çıktı. Türkiyemiz pek çok konuda çağın gerisinde kalsa da, iş teknolojiye geldiğinde durum değişiyor. Genel eğilim teknolojinin bütün sorunlarımızı çözeceğine dair bir inanç oluyor. Peki bu doğru mu? Tayfun Özkaya editörlüğünde, A'dan Z'ye teknoloji kavramı ve günlük hayattaki çeşitli kullanımlarımız üzerine düşünceleriyle öne çıkan yazarlar, meseleye eleştirel ve bir o kadar da yapıcı ve yaratıcı önerilerle yaklaşıyorlar.

Başka Bir Hayvancılık Mümkün

Çevreye ve insana dost hayvancılığın yerini endüstriyel hayvancılık alıyor. Binlerce hayvanın daracık yerlere tıkıştırıldığı, kesif yemlerle beslendiği, mutsuz hayvan kalabalıkları dünyanın her yanına yayılıyor. Bu hayvanların dışkıları ve idrarları, gübre/tezek olmanın yerine heba ediliyor. Hastalıklara karşı sürekli antibiyotik veriliyor. Yem ihtiyaçları da yoğun yemlerle karşılandığı için, tarlalarda ekilen azot bağlayıcılar ekilmiyor ve meralara önem verilmiyor, yağmalanıyor. Bu sorunlar sıralamakla bitmiyor. Bütün bu olumsuzlukların insan sağlığı üzerine etkileri de bir o kadar karanlık bir tablo çiziyor. Damar tıkanıklığına bağlı kalp-damar hastalıkları ve buna bağlı inme ve kalp krizi, parkinson, alzheimer, kanser, şeker hastalığı gibi kronik hastalıklar büyük oranda beslenmeye bağlı olarak gelişiyor. Bir yandan endüstriyel hayvancılık için harcanan milyarlar, öte yandan bunun sonucu ortaya çıkan hastalıklarla mücadele etmek, kirlenen yeraltı sularını temizlemek için harcanan milyarlar, yine bizim cebimizden çıkıyor. Bu kadar para harcanmasına karşın, endüstriyel hayvancılıktan elde edilen et ve sütün kalitesi, özgür gezen ineklerin, özgür gezen tavukların etinin, sütünün ve yumurtasının kalitesinin yanına yaklaşamıyor. Tablo bu kadar berrak ve epeyce bir kişi ve uzman bu durumun farkındayken, sorun ne? Endüstriyel hayvancılığa mahkûm muyuz? Başka yolu, yordamı var mı? İşte elinizdeki kitap bu sorulara cevap arıyor.

Nasıl Bir Organik Tarım ?

Nasıl bir organik tarım istiyoruz ? Organik tarıma tamamıyla geçiş üzerine düşünürken, önümüze organik olduğu ileri sürülen, oysa düpedüz endrüstriyel olan bir tarımsal üretim şekli çıktı. Bu aşamada durup düşünmek ve tartışmak gerekiyor; nasıl bir organik tarım istiyoruz? Her birimizi yakından ilgilendiren, sağlığımızı ve geleceğimizi etkileyen tarım yöntemleri üzerine daha çok yoğunlaşmalı ve kamuoyu oluşturmalıyız. Bu düşünceden yola çıkan bir grup bilim insanı, küçük çiftçi, kooperatifçi, sendikacı ve meraklı 16 Mayıs 2011'de Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde bir çalıştay düzenledi. Bu kitapta Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu, Boğaziçi Üniversitesi Tüketim Kooperatifi, Başka Bir Gıda Mümkün Girişimi, Kibele Ekolojik Yaşam Kooperatifi, Marmariç Ekolojik Yaşam Derneği deneyimlerini paylaştı, nasıl sorusunun yanıtlarını aradı. “Katılımcı sertifikasyon”, “bilge köylü tarımı”, “topluluk destekli tarım”, “ev yapımı ilaçlar” gibi seçenekler enine boyuna konuşuldu. Elinizdeki kitap, bu tartışmaları Türkiye geneline yaymak için tasarlandı.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat