Bir Köyün ve Köylünün Ömür Serüveni Köyüm, Hayatım, Yaşadıklarım

Stok Kodu:
9786054424177
Boyut:
13.50x19.50
Sayfa Sayısı:
308
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2011-04
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
13,80
11,04
9786054424177
432442
Bir Köyün ve Köylünün Ömür Serüveni
Bir Köyün ve Köylünün Ömür Serüveni Köyüm, Hayatım, Yaşadıklarım
11.04

Doğup büyüdüğüm, okuyup yazmayı öğrendiğim, acısıyla tatlısıyla, yoksulluğuyla, neşesiyle çocukluk ve gençliğimin ilk dönemlerini geçirdiğim canım köyüm Bektaşlar, namı diğer PAPRAT...

Cebel'de 19.05.1989 yürüyüşlerinden sonra 22 Mayıs gecesi: Bedeli, ağır bir dayak ve iki kırılmış kaburga. Sırtımda çok miktarda cop, dipçik ve tekme izleri. Derinin altına birikmiş simsiyah kan ve morluklar. Nefes alıp veremediğim için doğru dürüst konuşamamak. Ayakta veya oturarak duramamak. Üstlerinden gelen talimat üzere doktorların da bakamadıkları ve tedavi edemedikleri bir dönem...

22 Mayıs gece yarısından sonra, 23 Mayısın ilk saatlerinde, arkadaşım Mümün (Körpe) ile birlikte emniyette ifade vermiştik. Dayak muamelesi bittikten sonra serbest olduğumuzu ve gidebileceğimizi söylediler. Ancak ayağa kalkmamızla yere yığılmamız bir oluyordu. Kalkıp yürüyecek gücümüz kalmamıştı. Kırık kaburga ile nefes alamıyorduk...

Doğup büyüdüğüm, okuyup yazmayı öğrendiğim, acısıyla tatlısıyla, yoksulluğuyla, neşesiyle çocukluk ve gençliğimin ilk dönemlerini geçirdiğim canım köyüm Bektaşlar, namı diğer PAPRAT...

Cebel'de 19.05.1989 yürüyüşlerinden sonra 22 Mayıs gecesi: Bedeli, ağır bir dayak ve iki kırılmış kaburga. Sırtımda çok miktarda cop, dipçik ve tekme izleri. Derinin altına birikmiş simsiyah kan ve morluklar. Nefes alıp veremediğim için doğru dürüst konuşamamak. Ayakta veya oturarak duramamak. Üstlerinden gelen talimat üzere doktorların da bakamadıkları ve tedavi edemedikleri bir dönem...

22 Mayıs gece yarısından sonra, 23 Mayısın ilk saatlerinde, arkadaşım Mümün (Körpe) ile birlikte emniyette ifade vermiştik. Dayak muamelesi bittikten sonra serbest olduğumuzu ve gidebileceğimizi söylediler. Ancak ayağa kalkmamızla yere yığılmamız bir oluyordu. Kalkıp yürüyecek gücümüz kalmamıştı. Kırık kaburga ile nefes alamıyorduk...

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat