Geleceğin Okullarını Keşfetmek Geleceğin Okullarına Dair Senaryolar

Stok Kodu:
9786054881314
Boyut:
13.50x19.50
Sayfa Sayısı:
208
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2019-03
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%15 indirimli
29,00
24,65
9786054881314
674274
Geleceğin Okullarını Keşfetmek
Geleceğin Okullarını Keşfetmek Geleceğin Okullarına Dair Senaryolar
24.65

Dr. Sevinç Tunalı'nın kitabı, Ön Söz ve Sunuş'un ardından “Geleceğin Okullarını Keşfetmek, Geleceğin Okullarına Dair Senaryolar” ve “Eğitim Araştırmacıları için Araştırmanın Hikâyesi” ile başlıyor.

Birinci bölümde “Gelecek Üzerine Araştırma Yapma Yöntemleri”, ikinci bölümde “Eğitimin Geleceğine Yön Veren Trendler”, üçüncü bölümde “Küreselleşme ile İlişkili Trendler”, dördüncü bölümde “Teknoloji ile İlişkili Trendler”, beşinci bölümde ise “Senaryo Geliştirme” konuları incelenmiş. Kitabın altıncı ve son bölümünde ise “Sonuçlar” irdeleniyor.

208 sayfadan oluşan kitabın amacının “okuyucularını, suçlamalar sarmalında polisiye hikâyeye dönen okul sistemindeki sıradanlığın körlüğünden kurtarmak ve geleceğin eğitimi konusunda yeni bir bakış açısı kazandırmak” olduğunun belirtildiği arka kapak yazısında şu ifadelere yer verilmiş;

“Günümüz dünyası, insanlık tarihinin en hızlı değişimleri yaşadığı bir dönemden geçiyor. Gelecek hakkında net bir fikri ortaya koymak zor olsa da, biz eğitimcilerin görevi öğrencilerimizi sınırsız ihtimalle dolu bu bilinmeyen geleceğe en iyi şekilde hazırlamaktır. Bu hazırlık sırasında kullandığımız internet ağ sistemlerini ve sınıflardaki akıllı tahtaları kanıt olarak gösterip, birçok kişi günümüz sınıflarının 20. yüzyıldakilerden oldukça farklı olduğunu iddia etmektedir. Fakat okulların tasarlanış seklinin, kitle eğitiminin, öğrenci-öğretmen ilişkisinin ve okul yönetiminin geçen yüzyıldan ayırt edici şekilde farklılaşmadığını göz önüne alırsak; okullardaki değişimin aslında düşündüğümüzden daha yüzeysel olduğunu söyleyebiliriz. Bunun bir sebebi de kurumsal anlamda sınıf ve okul yapısının altında yatan sebep ve sonuç ilişkisinin değişmemiş olmasıdır.

Okulun dışında kalan kurumlar bilgi çağına geçmişken okullar sanayi devriminden bugüne bir evrim geçirmemiş ve yüz yıldan uzun zamandır aynı kalmıştır. Bu durum günümüz eğitimini yoğun bir eleştiriye maruz bırakmaktadır. En kötüsü de bu eleştirilerin karşısında yapılan en genel yanlış herkesin birbirini (öğrenciler - öğretmenler - bürokratlar- politikacılar- üniversiteler vb.) suçlamasıdır. Öğretmenlere göre yeni nesil öğrenciler çok değişmiştir. Bürokratlara göre öğretmen niteliği düşüktür, üniversitelere göre öğretmenlere yönelik doğru istihdam politikaları geliştirilmemiştir”.

Dr. Sevinç Tunalı'nın kitabı, Ön Söz ve Sunuş'un ardından “Geleceğin Okullarını Keşfetmek, Geleceğin Okullarına Dair Senaryolar” ve “Eğitim Araştırmacıları için Araştırmanın Hikâyesi” ile başlıyor.

Birinci bölümde “Gelecek Üzerine Araştırma Yapma Yöntemleri”, ikinci bölümde “Eğitimin Geleceğine Yön Veren Trendler”, üçüncü bölümde “Küreselleşme ile İlişkili Trendler”, dördüncü bölümde “Teknoloji ile İlişkili Trendler”, beşinci bölümde ise “Senaryo Geliştirme” konuları incelenmiş. Kitabın altıncı ve son bölümünde ise “Sonuçlar” irdeleniyor.

208 sayfadan oluşan kitabın amacının “okuyucularını, suçlamalar sarmalında polisiye hikâyeye dönen okul sistemindeki sıradanlığın körlüğünden kurtarmak ve geleceğin eğitimi konusunda yeni bir bakış açısı kazandırmak” olduğunun belirtildiği arka kapak yazısında şu ifadelere yer verilmiş;

“Günümüz dünyası, insanlık tarihinin en hızlı değişimleri yaşadığı bir dönemden geçiyor. Gelecek hakkında net bir fikri ortaya koymak zor olsa da, biz eğitimcilerin görevi öğrencilerimizi sınırsız ihtimalle dolu bu bilinmeyen geleceğe en iyi şekilde hazırlamaktır. Bu hazırlık sırasında kullandığımız internet ağ sistemlerini ve sınıflardaki akıllı tahtaları kanıt olarak gösterip, birçok kişi günümüz sınıflarının 20. yüzyıldakilerden oldukça farklı olduğunu iddia etmektedir. Fakat okulların tasarlanış seklinin, kitle eğitiminin, öğrenci-öğretmen ilişkisinin ve okul yönetiminin geçen yüzyıldan ayırt edici şekilde farklılaşmadığını göz önüne alırsak; okullardaki değişimin aslında düşündüğümüzden daha yüzeysel olduğunu söyleyebiliriz. Bunun bir sebebi de kurumsal anlamda sınıf ve okul yapısının altında yatan sebep ve sonuç ilişkisinin değişmemiş olmasıdır.

Okulun dışında kalan kurumlar bilgi çağına geçmişken okullar sanayi devriminden bugüne bir evrim geçirmemiş ve yüz yıldan uzun zamandır aynı kalmıştır. Bu durum günümüz eğitimini yoğun bir eleştiriye maruz bırakmaktadır. En kötüsü de bu eleştirilerin karşısında yapılan en genel yanlış herkesin birbirini (öğrenciler - öğretmenler - bürokratlar- politikacılar- üniversiteler vb.) suçlamasıdır. Öğretmenlere göre yeni nesil öğrenciler çok değişmiştir. Bürokratlara göre öğretmen niteliği düşüktür, üniversitelere göre öğretmenlere yönelik doğru istihdam politikaları geliştirilmemiştir”.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat