1915 Genel - Özel Soruda : Ermeni Komşum Soykırım İddiası ve Barış Yolu

Stok Kodu:
9786055117511
Boyut:
15.00x24.00
Sayfa Sayısı:
464
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2015-01
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%30 indirimli
25,00
17,50
9786055117511
511941
1915 Genel - Özel Soruda : Ermeni Komşum
1915 Genel - Özel Soruda : Ermeni Komşum Soykırım İddiası ve Barış Yolu
17.50

Yalnızca barışmayı / barışı amaçlayarak yazılan “1915 (Genel / Özel) Soruda Ermeni Komşum (Soykırım İddiası ve Barış Yolu)” isimli kitap, iki halk için çok önemli 2015 yılının ilk günlerinde yayınlandı. 1915'in 100. Yıldönümü olan bu tarihi dönem, yeni düşmanlıkların mı, yoksa ebedi barışın yolunu mu açacak?

Usta gazeteci Yaşar Aksoy, barışma / barış yolu için araştırdı, düşündü ve yazdı.
Türkiye diplomatlarının Ermeni Asala teröristlerince şehit edilmelerinin zirve yaptığı yıl olan 1984'ten beri geniş bir arşiv çalışmasını ve belge - kitap okuma süreçlerini tamamlayıp 30 yılda bu eser yazıldı. Her an, konu ile ilgili dünya üzerinde yayınlanan bilgiler derlendi. G

Gerçekte bu kitabın 100 misli bir çalışma için bilgi-belge birikti. Amacımız kolay okunan bir eser yaratabilmekti. 19 genel soru hazırlandı. Bunlar ana konuları içermekte. Ermeni kelimesinin anlamından başlayarak Ermenistan tarihine ve Türk – Ermeni ilişkilerine derin bir yolculuk yaptık. Sonra 15 özel soru sorduk kendimize… Bunlar da tamamlayıcı güncel ko­nuları içeriyor… Böylece 1915 rakamı simgesel olarak tamamlandı.

İçimizde; 1915'te yok edilen Ermeni ve Müslüman Türk ailelerin, bireyle­rin acısı tütüyor. Çağdaş Türkiye'nin, Ermeni teröristlerce şehit edilen diplomatlarının yarası kanıyor. Kalleş ırkçı kurşun­larla de­lik deşik olmuş Hrant Dink'in cadde üzerinde yatan cesedi­nin görüntüsü hiç gözümüzün önünden ayrılmıyor… Kitabımızı barış şehidi Hrant Dink'e armağan ettik.

Ancak bu insanlık dışı alevlere karşı, Osmanlı Ermenisi bestekar­larımızın gönül besteleri içimizdeki yangını her seferinde söndürüp; komşuluğun, kardeşliğin, ortak yurttaşlığın ve insanlı­ğın şifrelerini fısıldıyor. Bu yüzden kitabı, onlara; yani Ermeni Beste­karları'mıza da adadık…
Yine, kitabımız Artin Penik'e de adandı…

Kimdir Artin Penik?

Artin Penik, Ermeni asıllı Türk vatandaşıdır. Asala'nın eylemle­rini protesto etmek için Taksim Meydanı'nda kendini yaka­rak intihar etmiştir.

Asala'nın 7 Ağustos 1982 günü Esenboğa Havaalanı'nda dü­zenlediği saldırı sonucu 8 kişi ölmüş, 72 kişi yaralanmıştır. Bu sal­dırı sonrasında, ASALA'nın eylemlerine tepki olarak Artin Penik, 10 Ağustos 1982 günü Taksim Meydanı'nda üzerine benzin dök­müş ve elindeki çakmakla kendini tutuşturarak yakmıştır. Penik bu olaydan hemen sonra hastaneye kaldırıldı. 2 saat süren bir ameli­yatta bütün derileri ayıklandı ve -1 derecelik suda yıkandı. Fakat bütün müdahalelere rağmen, hastanede 5 gün yattıktan sonra öldü. Artin Penik, ağır yanıklarla kurtarıldığı bu girişimi, Asala'nın eylemlerine tepki olarak kendi başına planladığını söylemiş­tir.

Penik, tedavi altına alınmasına rağmen kurtarılamayarak 15 Ağustos 1982 tarihinde ölmüştür. Artin Penik ağır yaralı iken hastanede güçlükle konuşarak televiz­yonculara özetle şunları söyledi:

  • Ermeni terörünün saldırıları Emperyalistlerin işidir.
  • Ermenilere yazık etmek istiyorlar
  • Türkiye'yi kötülemek istiyorlar
  • Harp kışkırtıcılığı yapıyorlar.
  • İntihara bir saniyede karar verdim. Gözümü kırpmadım. Türklerle Ermenilerin kardeşliği için kendimi feda ettim.

2015 yılında sözde sözde veya gerçek Ermeni Soykırımı'nın 100. Yıldönümüdür, bu sebeple bütün dünyada, her cepheden Türkiye'ye yaygın saldırılar başlayacaktır, zaten cumhuriyetin temelleri sarsılıyor. Bu büyük hesaplaşmada Artin Penik gibi barış havarisi Türkiye kahramanlarına gereksinme­miz var… Tıpkı Hrant Dink gibi…

Şehit Artin Penik'in, şehit Hrant Dink ile buluştuğunu ve birleş­tiğini biliyoruz; kim ne derse desin bu Ermeni – Türk kardeş­liği gerçeğini yüreğimizden kimse silemez.
Birinci Dünya Savaşı'nda Türk ordularını arkadan vuran Ermeni­lerin, Rus yanlısı Kafkasya Ermenileri olduğunu biliyoruz. Türkiye Ermenilerinin, hele İstanbul Ermenilerinin baskın ana çoğunluğu masumdur. Onların, yüzyıllarca Türk komşuları ile kardeşçe, iç içe yaşadığını, hala da aynı sevgi ve saygıda bulundukla­rını biliyoruz; bu gerçeği bizden başka kimse de söy­leme cesaretinde bulunamıyor. Biz, birçok Osmanlı Padişahının anasının Er­meni kadim milletinden olduğunu biliyoruz. Os­manlı'nın en yüce değerlerinden birinin, “Milleti Sadıka” (Sadık millet) olan Ermeni kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz.
Bu kardeşliği bozanlar, Emperyalistlerdir!...
2015 yılındaki Türk-Ermeni barışma / ba­rış sürecine bu kitapla bir katkımız olursa sevincimiz sonsuz olacaktır…

Bu arada koyu Beşiktaş (BJK) taraftarı oluşumuz da, Ermeni ka­dim komşularımıza olan sevgi-sempatimizi perçinlemiştir. Geçmişi­mizde Ermeniler ile Türkler en içten ve içiçe biçimde Beşiktaş'ta yaşadılar. Tarihi Beşiktaş'ı tıpkı Evliya Çelebi gibi, bostanlar, bahçe­ler, dereler diyarı olarak anlatan Osmanlı tarihçisi şair, sey­yah ve diplomat Eremya Çelebi Kömürcüyan'a (1637 – 1695) ve Beşiktaş'ın eşsiz şairi Mıgırdıç Beşiktaşlıyan'a (1828 – 1867) olan hayranlığımız belki bizi Ermeni komşuya daha çok yakınlaştırmıştır. (Mıgır­dıç Beşiktaşlıyan: Osmanlı – Ermeni lirik şairlerinden. Veremden öldü. İçli bir aşk hikâyesi, onu şair yaptı. Aşık olduğu bir genç kız için “Beni Ha­tırla Bakire, Müsaade Et, Kemençe ve Makber, Ölüm Arifesinde Yazıl­mış” gibi şiir kitapları bulunmakta. Aynı zamanda tiyatro tutkunu; aktör­lüğü var,dramlar, vodviller yazmış, yönetmiş. Kaynak: Selim İleri, Zaman İçinde Beşiktaş,)

- Yaşar Aksoy

Yalnızca barışmayı / barışı amaçlayarak yazılan “1915 (Genel / Özel) Soruda Ermeni Komşum (Soykırım İddiası ve Barış Yolu)” isimli kitap, iki halk için çok önemli 2015 yılının ilk günlerinde yayınlandı. 1915'in 100. Yıldönümü olan bu tarihi dönem, yeni düşmanlıkların mı, yoksa ebedi barışın yolunu mu açacak?

Usta gazeteci Yaşar Aksoy, barışma / barış yolu için araştırdı, düşündü ve yazdı.
Türkiye diplomatlarının Ermeni Asala teröristlerince şehit edilmelerinin zirve yaptığı yıl olan 1984'ten beri geniş bir arşiv çalışmasını ve belge - kitap okuma süreçlerini tamamlayıp 30 yılda bu eser yazıldı. Her an, konu ile ilgili dünya üzerinde yayınlanan bilgiler derlendi. G

Gerçekte bu kitabın 100 misli bir çalışma için bilgi-belge birikti. Amacımız kolay okunan bir eser yaratabilmekti. 19 genel soru hazırlandı. Bunlar ana konuları içermekte. Ermeni kelimesinin anlamından başlayarak Ermenistan tarihine ve Türk – Ermeni ilişkilerine derin bir yolculuk yaptık. Sonra 15 özel soru sorduk kendimize… Bunlar da tamamlayıcı güncel ko­nuları içeriyor… Böylece 1915 rakamı simgesel olarak tamamlandı.

İçimizde; 1915'te yok edilen Ermeni ve Müslüman Türk ailelerin, bireyle­rin acısı tütüyor. Çağdaş Türkiye'nin, Ermeni teröristlerce şehit edilen diplomatlarının yarası kanıyor. Kalleş ırkçı kurşun­larla de­lik deşik olmuş Hrant Dink'in cadde üzerinde yatan cesedi­nin görüntüsü hiç gözümüzün önünden ayrılmıyor… Kitabımızı barış şehidi Hrant Dink'e armağan ettik.

Ancak bu insanlık dışı alevlere karşı, Osmanlı Ermenisi bestekar­larımızın gönül besteleri içimizdeki yangını her seferinde söndürüp; komşuluğun, kardeşliğin, ortak yurttaşlığın ve insanlı­ğın şifrelerini fısıldıyor. Bu yüzden kitabı, onlara; yani Ermeni Beste­karları'mıza da adadık…
Yine, kitabımız Artin Penik'e de adandı…

Kimdir Artin Penik?

Artin Penik, Ermeni asıllı Türk vatandaşıdır. Asala'nın eylemle­rini protesto etmek için Taksim Meydanı'nda kendini yaka­rak intihar etmiştir.

Asala'nın 7 Ağustos 1982 günü Esenboğa Havaalanı'nda dü­zenlediği saldırı sonucu 8 kişi ölmüş, 72 kişi yaralanmıştır. Bu sal­dırı sonrasında, ASALA'nın eylemlerine tepki olarak Artin Penik, 10 Ağustos 1982 günü Taksim Meydanı'nda üzerine benzin dök­müş ve elindeki çakmakla kendini tutuşturarak yakmıştır. Penik bu olaydan hemen sonra hastaneye kaldırıldı. 2 saat süren bir ameli­yatta bütün derileri ayıklandı ve -1 derecelik suda yıkandı. Fakat bütün müdahalelere rağmen, hastanede 5 gün yattıktan sonra öldü. Artin Penik, ağır yanıklarla kurtarıldığı bu girişimi, Asala'nın eylemlerine tepki olarak kendi başına planladığını söylemiş­tir.

Penik, tedavi altına alınmasına rağmen kurtarılamayarak 15 Ağustos 1982 tarihinde ölmüştür. Artin Penik ağır yaralı iken hastanede güçlükle konuşarak televiz­yonculara özetle şunları söyledi:

  • Ermeni terörünün saldırıları Emperyalistlerin işidir.
  • Ermenilere yazık etmek istiyorlar
  • Türkiye'yi kötülemek istiyorlar
  • Harp kışkırtıcılığı yapıyorlar.
  • İntihara bir saniyede karar verdim. Gözümü kırpmadım. Türklerle Ermenilerin kardeşliği için kendimi feda ettim.

2015 yılında sözde sözde veya gerçek Ermeni Soykırımı'nın 100. Yıldönümüdür, bu sebeple bütün dünyada, her cepheden Türkiye'ye yaygın saldırılar başlayacaktır, zaten cumhuriyetin temelleri sarsılıyor. Bu büyük hesaplaşmada Artin Penik gibi barış havarisi Türkiye kahramanlarına gereksinme­miz var… Tıpkı Hrant Dink gibi…

Şehit Artin Penik'in, şehit Hrant Dink ile buluştuğunu ve birleş­tiğini biliyoruz; kim ne derse desin bu Ermeni – Türk kardeş­liği gerçeğini yüreğimizden kimse silemez.
Birinci Dünya Savaşı'nda Türk ordularını arkadan vuran Ermeni­lerin, Rus yanlısı Kafkasya Ermenileri olduğunu biliyoruz. Türkiye Ermenilerinin, hele İstanbul Ermenilerinin baskın ana çoğunluğu masumdur. Onların, yüzyıllarca Türk komşuları ile kardeşçe, iç içe yaşadığını, hala da aynı sevgi ve saygıda bulundukla­rını biliyoruz; bu gerçeği bizden başka kimse de söy­leme cesaretinde bulunamıyor. Biz, birçok Osmanlı Padişahının anasının Er­meni kadim milletinden olduğunu biliyoruz. Os­manlı'nın en yüce değerlerinden birinin, “Milleti Sadıka” (Sadık millet) olan Ermeni kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz.
Bu kardeşliği bozanlar, Emperyalistlerdir!...
2015 yılındaki Türk-Ermeni barışma / ba­rış sürecine bu kitapla bir katkımız olursa sevincimiz sonsuz olacaktır…

Bu arada koyu Beşiktaş (BJK) taraftarı oluşumuz da, Ermeni ka­dim komşularımıza olan sevgi-sempatimizi perçinlemiştir. Geçmişi­mizde Ermeniler ile Türkler en içten ve içiçe biçimde Beşiktaş'ta yaşadılar. Tarihi Beşiktaş'ı tıpkı Evliya Çelebi gibi, bostanlar, bahçe­ler, dereler diyarı olarak anlatan Osmanlı tarihçisi şair, sey­yah ve diplomat Eremya Çelebi Kömürcüyan'a (1637 – 1695) ve Beşiktaş'ın eşsiz şairi Mıgırdıç Beşiktaşlıyan'a (1828 – 1867) olan hayranlığımız belki bizi Ermeni komşuya daha çok yakınlaştırmıştır. (Mıgır­dıç Beşiktaşlıyan: Osmanlı – Ermeni lirik şairlerinden. Veremden öldü. İçli bir aşk hikâyesi, onu şair yaptı. Aşık olduğu bir genç kız için “Beni Ha­tırla Bakire, Müsaade Et, Kemençe ve Makber, Ölüm Arifesinde Yazıl­mış” gibi şiir kitapları bulunmakta. Aynı zamanda tiyatro tutkunu; aktör­lüğü var,dramlar, vodviller yazmış, yönetmiş. Kaynak: Selim İleri, Zaman İçinde Beşiktaş,)

- Yaşar Aksoy

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat