Malik Bin Nebi'de Medeniyet (Sosyo-Entelektüel Temeller)

Stok Kodu:
9786055222680
Boyut:
16.00x23.00
Sayfa Sayısı:
280
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2018-07
Çeviren:
İbrahim Kapaklıkaya
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
75,00
60,00
9786055222680
387893
Malik Bin Nebi'de Medeniyet
Malik Bin Nebi'de Medeniyet (Sosyo-Entelektüel Temeller)
60.00

İslam toplumundaki siyasal, ekonomik, sosyal ve eğitimsel krizler, yalnızca gerçek ve temel kriz olan medeniyet krizinin yansımalarından ibarettir. Buna göre bu semptomların hafifletilmesine yönelik hiç bir çözüm, Müslümanların ve toplumlarının durumunu değiştirmeyecektir. Aksine şartların ağırlaşmasına ve daha da kötüleşmesine yol açacaktır.

Medeniyet terimi, insan yaşamının maddi ve manevi yönleri arasındaki dengeyi ifade etmek için kullanılmaktadır. Bin Nebi medeniyeti yalnızca ahlaki ve manevi şartlarıyla tanımlamaz. Antropologların genellikle yaptığı gibi yalnızca maddi şartlarla da tanımlamaz. O, tüm şartların bütüncüllüğünü gözeten bir tanım sunmaktadır. Bin Nebi medeniyeti özünde şöyle tanımlamaktadır:

“Verili bir topluma, her bir üyesine, çocukluktan ahirete geçişine kadar varoluşunun her aşamasında, bir aşamadan diğerine gelişerek geçmesi için gerekli tüm sosyal yardımları verme imkanı sunan maddi ve manevi şartların toplam sonucudur.”

Bin Nebi, medeniyetin birey ve toplumun gelişiminde önemli rol oynayan maddi ve manevi şartların toplamından oluşan sosyal bir güç olduğunu savunmaktadır. Birey bu şartları kendisi sağlamaz, onu bireylere toplum sunar. Medeniyeti üretir ve bireyin bir medeni güç olarak tarihteki rolünü oynamasına yardım eder. Toplum her türlü medenileşme sürecinin çekirdek gücüdür. Bireyin kendi ilerlemesi ve gelişimindeki gereksinimlerinin karşılanması için teminatlara sahip olmasına imkan verir. Birey, yaşadığı toplumun gelişimi açısından önemlidir ve bu gelişime sosyal hareketin bütüncül bireyi olarak katkıda bulunur.

İslam toplumundaki siyasal, ekonomik, sosyal ve eğitimsel krizler, yalnızca gerçek ve temel kriz olan medeniyet krizinin yansımalarından ibarettir. Buna göre bu semptomların hafifletilmesine yönelik hiç bir çözüm, Müslümanların ve toplumlarının durumunu değiştirmeyecektir. Aksine şartların ağırlaşmasına ve daha da kötüleşmesine yol açacaktır.

Medeniyet terimi, insan yaşamının maddi ve manevi yönleri arasındaki dengeyi ifade etmek için kullanılmaktadır. Bin Nebi medeniyeti yalnızca ahlaki ve manevi şartlarıyla tanımlamaz. Antropologların genellikle yaptığı gibi yalnızca maddi şartlarla da tanımlamaz. O, tüm şartların bütüncüllüğünü gözeten bir tanım sunmaktadır. Bin Nebi medeniyeti özünde şöyle tanımlamaktadır:

“Verili bir topluma, her bir üyesine, çocukluktan ahirete geçişine kadar varoluşunun her aşamasında, bir aşamadan diğerine gelişerek geçmesi için gerekli tüm sosyal yardımları verme imkanı sunan maddi ve manevi şartların toplam sonucudur.”

Bin Nebi, medeniyetin birey ve toplumun gelişiminde önemli rol oynayan maddi ve manevi şartların toplamından oluşan sosyal bir güç olduğunu savunmaktadır. Birey bu şartları kendisi sağlamaz, onu bireylere toplum sunar. Medeniyeti üretir ve bireyin bir medeni güç olarak tarihteki rolünü oynamasına yardım eder. Toplum her türlü medenileşme sürecinin çekirdek gücüdür. Bireyin kendi ilerlemesi ve gelişimindeki gereksinimlerinin karşılanması için teminatlara sahip olmasına imkan verir. Birey, yaşadığı toplumun gelişimi açısından önemlidir ve bu gelişime sosyal hareketin bütüncül bireyi olarak katkıda bulunur.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat