Yasemin

Stok Kodu:
9786056846892
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
350
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2020-02
Çeviren:
Ahmet Adıgüzel
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
%25 indirimli
65,00
48,75
9786056846892
554656
Yasemin
Yasemin
48.75

Fernuş, ahlaki değerleri olmayan zengin bir aileye sahiptir.

Ancak kendisi öyle olmadığı için kurtuluş yolu ararken, değerlerini korumaya ve temiz bir yaşam sürmeye çalışan yoksul Behzat'ı bulur ve ona gönül verir.

Behzat önce Kave ile sonra da Hidayet Bey ve Fernuş ile tanışır ve hikâye burada başlar.

Kitapta bir yandan Hidayet Bey'in yetimhanede başlayan hayat mücadeleleri ve Yasemin ile tanışması bir trajedi olarak anlatılırken diğer yandan ise Kave'nin kahkahaya boğan esprileriyle komedi olanca akıcılığıyla devam eder.

... Bir adamın yanımda durduğunu fark ettim.

Utandım, başımı eğdim.

Mezarcıydı.

"Ne yapıyorsun burada?" diye sordu o adam.

Bir şey demedim.

"Mezarlıkta müzik çalmak günahtır," dedi.

"Dua ediyorum," dedim.

"Kemanla mı?"diye sordu adam.

"Bu keman değil.

Bu benim dilimdir," dedim,

"Benim başka dilim yok ki.

Eğer konuşma diyorsan konuşmam...

Uyusun diye ona hikâye anlatmaya geldim.

"Elindeki gaz lambasını yere koyup yanıma oturdu.

"Bu müzik değil, günah da değil," dedi adam,

"Çal! Dök içindekileri.

Ben hikâyeyi çok severim, anlat!"

Tekrar çalmaya başladım.

Bu defa keman kendisi dile geldi.

Ben sadece ağlıyordum...

Fernuş, ahlaki değerleri olmayan zengin bir aileye sahiptir.

Ancak kendisi öyle olmadığı için kurtuluş yolu ararken, değerlerini korumaya ve temiz bir yaşam sürmeye çalışan yoksul Behzat'ı bulur ve ona gönül verir.

Behzat önce Kave ile sonra da Hidayet Bey ve Fernuş ile tanışır ve hikâye burada başlar.

Kitapta bir yandan Hidayet Bey'in yetimhanede başlayan hayat mücadeleleri ve Yasemin ile tanışması bir trajedi olarak anlatılırken diğer yandan ise Kave'nin kahkahaya boğan esprileriyle komedi olanca akıcılığıyla devam eder.

... Bir adamın yanımda durduğunu fark ettim.

Utandım, başımı eğdim.

Mezarcıydı.

"Ne yapıyorsun burada?" diye sordu o adam.

Bir şey demedim.

"Mezarlıkta müzik çalmak günahtır," dedi.

"Dua ediyorum," dedim.

"Kemanla mı?"diye sordu adam.

"Bu keman değil.

Bu benim dilimdir," dedim,

"Benim başka dilim yok ki.

Eğer konuşma diyorsan konuşmam...

Uyusun diye ona hikâye anlatmaya geldim.

"Elindeki gaz lambasını yere koyup yanıma oturdu.

"Bu müzik değil, günah da değil," dedi adam,

"Çal! Dök içindekileri.

Ben hikâyeyi çok severim, anlat!"

Tekrar çalmaya başladım.

Bu defa keman kendisi dile geldi.

Ben sadece ağlıyordum...

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat