Cemal Süreya ve Arkadaşları Sürgün, Dahil Olamama ve Silinip Gitme Üstüne Üç Deneme

Stok Kodu:
9786056854279
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
120
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021-10
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
28,00
9786056854279
747402
Cemal Süreya ve Arkadaşları
Cemal Süreya ve Arkadaşları Sürgün, Dahil Olamama ve Silinip Gitme Üstüne Üç Deneme
28.00

Cemal Süreya'nın tümüyle haksız olduğunu söyleyemeyiz. Bir ölçüde haklıydı: Türkçe bilenin işi rast gidiyordu. Bakıcının elinde öğrenilen dil son derece güçlü ve vaatkârdı: Ona bir dünya ve bu dünyanın içinde yükselebileceği sonsuz olanak sunuyordu. Yine de bir şeyler yolunda gitmiyordu. Türkçeyle en fazla uzlaşanlardan biri olan Cemal Süreya'nın şiirlerinde çok ciddi gerilimler vardı. Gerçekte, şiirlerinde kendi hayatının darmadağın edilmişliğinin, sürgünlüğünün ve çoğunluğa dair algısında asla tam dahil olamamanın keskin izlerini bulmak daima çok kolaydı. Sahnede bağlam dışında konuşmaktan her zaman kaçınsa da, asıl yuvasına, şiirine döndüğünde –ne kadar bastırmaya çalışırsa çalışsın– orada kendi acısıyla, kendi halkının gerçekleriyle savaşmaktan yorgun düşmüş birinin acı çığlıkları; halkının hikâyesi ve trajedisi şiirlerinin içine sızıyordu. İlhak her şeyi başarmış ama ruhlarının ait olduğu toprakla, o kültürle olan derin ilişkisini bitirmeyi başaramamış, ortaya kendini evinde hissetmeyen, yersiz-yurtsuz, huzursuz, ele avuca sığmaz, tedirgin bir edebiyat çıkmıştı.

Cemal Süreya'nın tümüyle haksız olduğunu söyleyemeyiz. Bir ölçüde haklıydı: Türkçe bilenin işi rast gidiyordu. Bakıcının elinde öğrenilen dil son derece güçlü ve vaatkârdı: Ona bir dünya ve bu dünyanın içinde yükselebileceği sonsuz olanak sunuyordu. Yine de bir şeyler yolunda gitmiyordu. Türkçeyle en fazla uzlaşanlardan biri olan Cemal Süreya'nın şiirlerinde çok ciddi gerilimler vardı. Gerçekte, şiirlerinde kendi hayatının darmadağın edilmişliğinin, sürgünlüğünün ve çoğunluğa dair algısında asla tam dahil olamamanın keskin izlerini bulmak daima çok kolaydı. Sahnede bağlam dışında konuşmaktan her zaman kaçınsa da, asıl yuvasına, şiirine döndüğünde –ne kadar bastırmaya çalışırsa çalışsın– orada kendi acısıyla, kendi halkının gerçekleriyle savaşmaktan yorgun düşmüş birinin acı çığlıkları; halkının hikâyesi ve trajedisi şiirlerinin içine sızıyordu. İlhak her şeyi başarmış ama ruhlarının ait olduğu toprakla, o kültürle olan derin ilişkisini bitirmeyi başaramamış, ortaya kendini evinde hissetmeyen, yersiz-yurtsuz, huzursuz, ele avuca sığmaz, tedirgin bir edebiyat çıkmıştı.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat