Türkleri Böyle Görmüşler Batılıların Gözünden

Stok Kodu:
9786056927942
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
328
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2019-05
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%18 indirimli
45,00
36,90
9786056927942
575688
Türkleri Böyle Görmüşler
Türkleri Böyle Görmüşler Batılıların Gözünden
36.90

“Koca bir kavmin binlerce kilometreyi üç asır içinde geçtiğini düşünün…
Bu, dünyayı değiştirmez de ne yapar? İşte Türkler dünyayı böyle değiştirdi…”

- İlber ORTAYLI

Bizim gayrimüslimlere taktığımız kâfir-gâvur yakıştırmasının karşıtı olarak onlar da Müslümanlara ‘sarazen' diyorlardı. …Türk adı olumsuz nitelemelerle birlikte olumlu ifadeler içerecek şekilde de kullanılmıştır. Bir yandan vahşi, kötü, hırsız, zalim, zorba, acımasız, insan kasabı, kuşatan, kapıya dayanan, ele geçiren diğer yandan da muzaffer, hükmedici, kibirli ve mağrur, akıllı, muhteşem, disiplinli kararlı, adaletli, hoşgörülü, Büyük Türk, gibi yakıştırmalarla anılmıştır. Onlara göre Türk kibirlidir, cesurdur, meydan okuyucudur ve Avrupa siyasetini iyi bilir. Venedik ve Fransa'ya ticari ayrıcalıklar vererek onları kendi yanına çekmiş, Avrupa Hristiyan birliğini engellemek istemiştir.

Kısaca Avrupalıların Türkler hakkındaki ağır ithamları ve övgüleri uzayıp gider: Rusların İgor destanı, İngiliz devlet adamı ve filozof Francis Bacon'ın Türkler için ‘Zalim, medeniyetsiz ve kana susamış bir millettir!' ifadeleri; tam bir Türk düşmanı olan İngiliz devlet adamı William Gladstone'nin ‘Barbar Türkler' nitelemeleri, Victor Hugo'nun Yunan isyanı sırasında isyancılara ve Yunanlılara methiyeler düzerken Türkleri barbarlıkla itham etmesi, Yunan isyanı sırasında yaşananları resmeden Fransız ressam Delacroix'in Avrupa müzelerini süsleyen Türk karşıtı tabloları, Mozart'ın Türk Marşı ezgileri, İstanbul ve Ayasofya'nın tepesindeki hilalle kafayı bozan ve sık sık ‘İstanbul bizim olmalı! Ayasofya'nın tepesindeki hilali indirip haçı dikmeliyiz!' diyen Dostoyevski'nin nevrozları, Moliere'in Türkleri kaba saba olarak ifade eden komedileri, İtalyanların Türkü simgeleyen Sicilya kuklaları, Viyanalıların Türkleri çağrıştıran ay biçimli çörekleri, Fatih'in Avrupa ve Amerika'nın birçok müzelerinde sergilenen madalyonları, İngiliz tarihçi Toynbee'nin Kemalizm'i ve onun inkılaplarını sorgulatacak cinsten “Osmanlı durduruldu ve dev uyutuldu, dev uyanırsa kimse durduramaz!” dediği ve daha bir sürü şey…

Sahi kim bu Türkler!

“Koca bir kavmin binlerce kilometreyi üç asır içinde geçtiğini düşünün…
Bu, dünyayı değiştirmez de ne yapar? İşte Türkler dünyayı böyle değiştirdi…”

- İlber ORTAYLI

Bizim gayrimüslimlere taktığımız kâfir-gâvur yakıştırmasının karşıtı olarak onlar da Müslümanlara ‘sarazen' diyorlardı. …Türk adı olumsuz nitelemelerle birlikte olumlu ifadeler içerecek şekilde de kullanılmıştır. Bir yandan vahşi, kötü, hırsız, zalim, zorba, acımasız, insan kasabı, kuşatan, kapıya dayanan, ele geçiren diğer yandan da muzaffer, hükmedici, kibirli ve mağrur, akıllı, muhteşem, disiplinli kararlı, adaletli, hoşgörülü, Büyük Türk, gibi yakıştırmalarla anılmıştır. Onlara göre Türk kibirlidir, cesurdur, meydan okuyucudur ve Avrupa siyasetini iyi bilir. Venedik ve Fransa'ya ticari ayrıcalıklar vererek onları kendi yanına çekmiş, Avrupa Hristiyan birliğini engellemek istemiştir.

Kısaca Avrupalıların Türkler hakkındaki ağır ithamları ve övgüleri uzayıp gider: Rusların İgor destanı, İngiliz devlet adamı ve filozof Francis Bacon'ın Türkler için ‘Zalim, medeniyetsiz ve kana susamış bir millettir!' ifadeleri; tam bir Türk düşmanı olan İngiliz devlet adamı William Gladstone'nin ‘Barbar Türkler' nitelemeleri, Victor Hugo'nun Yunan isyanı sırasında isyancılara ve Yunanlılara methiyeler düzerken Türkleri barbarlıkla itham etmesi, Yunan isyanı sırasında yaşananları resmeden Fransız ressam Delacroix'in Avrupa müzelerini süsleyen Türk karşıtı tabloları, Mozart'ın Türk Marşı ezgileri, İstanbul ve Ayasofya'nın tepesindeki hilalle kafayı bozan ve sık sık ‘İstanbul bizim olmalı! Ayasofya'nın tepesindeki hilali indirip haçı dikmeliyiz!' diyen Dostoyevski'nin nevrozları, Moliere'in Türkleri kaba saba olarak ifade eden komedileri, İtalyanların Türkü simgeleyen Sicilya kuklaları, Viyanalıların Türkleri çağrıştıran ay biçimli çörekleri, Fatih'in Avrupa ve Amerika'nın birçok müzelerinde sergilenen madalyonları, İngiliz tarihçi Toynbee'nin Kemalizm'i ve onun inkılaplarını sorgulatacak cinsten “Osmanlı durduruldu ve dev uyutuldu, dev uyanırsa kimse durduramaz!” dediği ve daha bir sürü şey…

Sahi kim bu Türkler!

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat