Sessizliğin Sesi Enis Batur ve Poetikası

Stok Kodu:
9786059486835
Boyut:
13.50x19.50
Sayfa Sayısı:
166
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2018-12
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%9 indirimli
23,15
21,07
9786059486835
407663
Sessizliğin Sesi
Sessizliğin Sesi Enis Batur ve Poetikası
21.07

Ses ve sessizlik. İki koridor arası geçiş mesafesinde yaşam için o en iyisi neyse insanlık için onu talep eden bir kalem ve herhangi bir şairve okuru. Ne şair elçilik iddiasında ne de okur gereksiz bir beklentiye sahiptir. Okur her şeye açık olmalı, çünkü şiir, yüksek bir zekanın elle tutulur veri cetvelidir. Ruhun ve zekanın, yaratıcılığın cinnet anının, en bilinmedik labirentlere, karanlık dehlizlere, anlam vadilerine, meçhul ve yıkıcı zamanlara, uç çöllere,bir çiy damlasının sırrına yaklaşma niyetinin dışa vurumudur.

Şair belki de hiçbirimizin fark etmediğimiz kadim Ekphrasis tekniğini kullanan kimsedir. İnsanlığın sorunlarına, dertlerine nüfuz edebilme, açığa çıkarma kabiliyetini gösteren varoluştur. Bütün bunlara göğüs germek ve de yaratmak hiç kolay değil, hiçbir “şair” için kolay bir tercih değil. Tarihte “poéte maudit” (lanetli şair) damgasını yiyen, dizelerinin bedelini canıyla ödeyen şair sayısı az değil.

Okur sadece şairin yüreğindeki termometreye dokunursa şiiri kavrayabilir, yoksa Emil Cioran'ın (‘Çürümenin Kitabı'nda) dediği gibi: “Her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve o uyandığında, dünyadaki kötülük biraz daha artar.”

Evet, bir sesimiz olmalı, sağır ve dilsiz olmanın ağır yükü her şeyi kırar döker, bir ses olmalı, sessizliğin ummanında boğulsa da. Furuğ'un dediği gibi “sadece ses kalıcıdır”

Ses ve sessizlik. İki koridor arası geçiş mesafesinde yaşam için o en iyisi neyse insanlık için onu talep eden bir kalem ve herhangi bir şairve okuru. Ne şair elçilik iddiasında ne de okur gereksiz bir beklentiye sahiptir. Okur her şeye açık olmalı, çünkü şiir, yüksek bir zekanın elle tutulur veri cetvelidir. Ruhun ve zekanın, yaratıcılığın cinnet anının, en bilinmedik labirentlere, karanlık dehlizlere, anlam vadilerine, meçhul ve yıkıcı zamanlara, uç çöllere,bir çiy damlasının sırrına yaklaşma niyetinin dışa vurumudur.

Şair belki de hiçbirimizin fark etmediğimiz kadim Ekphrasis tekniğini kullanan kimsedir. İnsanlığın sorunlarına, dertlerine nüfuz edebilme, açığa çıkarma kabiliyetini gösteren varoluştur. Bütün bunlara göğüs germek ve de yaratmak hiç kolay değil, hiçbir “şair” için kolay bir tercih değil. Tarihte “poéte maudit” (lanetli şair) damgasını yiyen, dizelerinin bedelini canıyla ödeyen şair sayısı az değil.

Okur sadece şairin yüreğindeki termometreye dokunursa şiiri kavrayabilir, yoksa Emil Cioran'ın (‘Çürümenin Kitabı'nda) dediği gibi: “Her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve o uyandığında, dünyadaki kötülük biraz daha artar.”

Evet, bir sesimiz olmalı, sağır ve dilsiz olmanın ağır yükü her şeyi kırar döker, bir ses olmalı, sessizliğin ummanında boğulsa da. Furuğ'un dediği gibi “sadece ses kalıcıdır”

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat