Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah'a İman

Stok Kodu:
9786257324212
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
168
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021-02
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
55,00
9786257324212
723220
Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah'a İman
Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah'a İman
55.00

Felsefî-Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî, Allah'ın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat-ı Vâcib yerine daha çok Kur'ân'da da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir. Zira ona göre bu, müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta, insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır.
Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî, buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis (sonradan) olduğunu, her mümkün varlığın bir müreccihi (tercih edicisi) ve her hâdisin de bir muhdisi (sonradan onu varlık sahasına çıkaranı) olduğu gerçeğine ulaşmaktadır. Âmidî daha önce ispat-ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir.
Allah'ın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî, Allah'ın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allah'ın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır. Ona göre doğru olanın, Allah'ın zatının, kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O'nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir.

Felsefî-Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî, Allah'ın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat-ı Vâcib yerine daha çok Kur'ân'da da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir. Zira ona göre bu, müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta, insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır.
Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî, buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis (sonradan) olduğunu, her mümkün varlığın bir müreccihi (tercih edicisi) ve her hâdisin de bir muhdisi (sonradan onu varlık sahasına çıkaranı) olduğu gerçeğine ulaşmaktadır. Âmidî daha önce ispat-ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir.
Allah'ın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî, Allah'ın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allah'ın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır. Ona göre doğru olanın, Allah'ın zatının, kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O'nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat