Hikmet Kıvılcımlı'nın PDA Eleştirileri Doğu Perinçek ve O Günkü Şürekası-Avanesi Üzerine

Stok Kodu:
9789757346586
Boyut:
13.50x19.50
Sayfa Sayısı:
104
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2013-06
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
%15 indirimli
10,00
8,50
9789757346586
408541
Hikmet Kıvılcımlı'nın PDA Eleştirileri
Hikmet Kıvılcımlı'nın PDA Eleştirileri Doğu Perinçek ve O Günkü Şürekası-Avanesi Üzerine
8.50

Türkiye'de “Vurucu Güçler” adını verdiğimiz gerçekliğin, gençlikle ve halkla arasını açmak sevdasına benzeyen çıkışlar yapıyorlar. İşte, bu gericidir, emperyalist ordusudur, buna vurun falan filan şeklinde… Ve bunu haklı çıkarmak için de, birtakım ilkel doğruları yan yana dizip akıllarınca adam kandırmak sevdasındalar.

Hâlbuki bugünkü, şu anın devrimcilere yüklediği görev nedir?

Bunu biraz düşünseler: Gençlikle ve Halkla Vurucu Güçlerin arasını açar gürültüler çıkarmak, tamamen bir bozgunculuk yaratmaktır.

“Sıffîn” Savaşı'nda namuslu ve yiğit Müslüman saflarını bozmak için Tefeci-Bezirgân Muaviye askerlerinin mızrakları ucuna Kur-an'ı takarak, herkesten koyu “Müslüman” olduklarını göstermek istedikleri gibi, “Sosyalizm” demagogları da Marks'ın Kapital'ini ve başka “Kutsal Kitapları” kalkan gibi kullanacaklardır. “Toplum Polisi”nin kalkanları ne ise, onlarınki de odur. Toplum Polisi ne denli “Toplumcu” ise, demagoglar da o tür “Sosyalist”tirler. Bu sık sık unutturulmaya çalışılan doğruyu açıklıyoruz.

“Demagog”un (kuru lafla kara kalabalığı ayartanların) kendi yalanına inanmış olup olmaması hiç önemli değildir. “Demagogun en tehlikelisi, söylediğine inanmış olanıdır” der Lenin. Demagogların “samimi”leri değilse bile, sahteleri, yanlış kapı çaldıklarını öğreneceklerdir. Şimdilik, hep onlarla uğraşacak olmadığımız için, kulaklarını kimi saf gençlere gösterip bükmekle yetiniyoruz.

Türkiye'de “Vurucu Güçler” adını verdiğimiz gerçekliğin, gençlikle ve halkla arasını açmak sevdasına benzeyen çıkışlar yapıyorlar. İşte, bu gericidir, emperyalist ordusudur, buna vurun falan filan şeklinde… Ve bunu haklı çıkarmak için de, birtakım ilkel doğruları yan yana dizip akıllarınca adam kandırmak sevdasındalar.

Hâlbuki bugünkü, şu anın devrimcilere yüklediği görev nedir?

Bunu biraz düşünseler: Gençlikle ve Halkla Vurucu Güçlerin arasını açar gürültüler çıkarmak, tamamen bir bozgunculuk yaratmaktır.

“Sıffîn” Savaşı'nda namuslu ve yiğit Müslüman saflarını bozmak için Tefeci-Bezirgân Muaviye askerlerinin mızrakları ucuna Kur-an'ı takarak, herkesten koyu “Müslüman” olduklarını göstermek istedikleri gibi, “Sosyalizm” demagogları da Marks'ın Kapital'ini ve başka “Kutsal Kitapları” kalkan gibi kullanacaklardır. “Toplum Polisi”nin kalkanları ne ise, onlarınki de odur. Toplum Polisi ne denli “Toplumcu” ise, demagoglar da o tür “Sosyalist”tirler. Bu sık sık unutturulmaya çalışılan doğruyu açıklıyoruz.

“Demagog”un (kuru lafla kara kalabalığı ayartanların) kendi yalanına inanmış olup olmaması hiç önemli değildir. “Demagogun en tehlikelisi, söylediğine inanmış olanıdır” der Lenin. Demagogların “samimi”leri değilse bile, sahteleri, yanlış kapı çaldıklarını öğreneceklerdir. Şimdilik, hep onlarla uğraşacak olmadığımız için, kulaklarını kimi saf gençlere gösterip bükmekle yetiniyoruz.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat