Bab-ı Ali'de Gün Batımı Anılar

Stok Kodu:
9786059634199
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
176
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2018-05
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%22 indirimli
28,00
21,84
9786059634199
500191
Bab-ı Ali'de Gün Batımı
Bab-ı Ali'de Gün Batımı Anılar
21.84

İbrahim Güleç, 46 yılını Bab-ı Ali'ye vermiş, matbaaların, yayınevlerinin Hamal olarak yükünü taşımış bir emek işçisiydi.

Şimdi artık emekli.

Bir Hamal'dı ama, küfesinde taşıdıklarına kinaye 4 şiir kitabının da yazarıydı. Bu da 5. Kitabı oluyordu.

O farklı bir hamaldı. Sırtında taşıdıklarının içiyle de ilgilenmiş, onları yazan çizen Bab-ı Ali'nin güzide şahsiyetleriyle tanışmış, sohbetlerine iştirak etmiş velhasıl Bab-ı Ali'nin kültür ve irfanından faydalanmış tam bir Bab-ı Ali sevdalısı olmuş bir hamaldı o.

Bab-ı Ali'nin yıldan yıla, günden güne yok oluşu, bir buçuk asırdır kendini var eden kültür değerlerinin birer birer kayboluşu ona tarifsiz bir acı vermeye başlamış.

Bab-ı Ali'nin yıllar yılı türlü maddi/manevi nimetlerinden, şan ve şöhretinden istifade etmiş okumuş-yazmışlarının dert edinmediğini dert edinen İbrahim Güleç, bu kültür varlığının tarihten silinmesine bigane kalmamış, ”ben bir garip hamalım benim neyime Bab-ı Ali!” demeden yıllarını verdiği mekana dair anılarını kaleme alarak Bab-ı Ali'nin hak ve hukukunu arama cesaretini daha önemlisi sorumluluğunu göstermiş.

Bab-ı Ali'deki, artık hafızalardan silinip gitmeye mahkûm olmuş, yaşadıklarına görüp geçirdiklerine yalın ve duru Türkçesiyle kaleme aldığı anılarında; onun, hasretini, ıstırabını, elemini, hicranını okuyacak, bir buçuk asırlık bir kültür hazinesinin nasıl hunharca yok edildiğine şahit olacak, İbrahim beyin gözyaşlarına siz de ortak olacaksınız.

İbrahim Güleç, 46 yılını Bab-ı Ali'ye vermiş, matbaaların, yayınevlerinin Hamal olarak yükünü taşımış bir emek işçisiydi.

Şimdi artık emekli.

Bir Hamal'dı ama, küfesinde taşıdıklarına kinaye 4 şiir kitabının da yazarıydı. Bu da 5. Kitabı oluyordu.

O farklı bir hamaldı. Sırtında taşıdıklarının içiyle de ilgilenmiş, onları yazan çizen Bab-ı Ali'nin güzide şahsiyetleriyle tanışmış, sohbetlerine iştirak etmiş velhasıl Bab-ı Ali'nin kültür ve irfanından faydalanmış tam bir Bab-ı Ali sevdalısı olmuş bir hamaldı o.

Bab-ı Ali'nin yıldan yıla, günden güne yok oluşu, bir buçuk asırdır kendini var eden kültür değerlerinin birer birer kayboluşu ona tarifsiz bir acı vermeye başlamış.

Bab-ı Ali'nin yıllar yılı türlü maddi/manevi nimetlerinden, şan ve şöhretinden istifade etmiş okumuş-yazmışlarının dert edinmediğini dert edinen İbrahim Güleç, bu kültür varlığının tarihten silinmesine bigane kalmamış, ”ben bir garip hamalım benim neyime Bab-ı Ali!” demeden yıllarını verdiği mekana dair anılarını kaleme alarak Bab-ı Ali'nin hak ve hukukunu arama cesaretini daha önemlisi sorumluluğunu göstermiş.

Bab-ı Ali'deki, artık hafızalardan silinip gitmeye mahkûm olmuş, yaşadıklarına görüp geçirdiklerine yalın ve duru Türkçesiyle kaleme aldığı anılarında; onun, hasretini, ıstırabını, elemini, hicranını okuyacak, bir buçuk asırlık bir kültür hazinesinin nasıl hunharca yok edildiğine şahit olacak, İbrahim beyin gözyaşlarına siz de ortak olacaksınız.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat